Gelelim Ekşi Maya Meselesine


Ekşi maya un ve suyu ekmek haline getiren en eski yoldur. Ekşi maya içindeki mantar ve bakteriler hamurunuza nüfuz ederek uygun ortamda yerleşir bir güzel yaşamaya başlarlar. Yerler, içerler, gelişip, sindirirler. Bu arada bol bol hamurun içine hava depo ederler işte bu şekilde de dümdüz olan hamurunuz genişler büyür ve gerçek bir ekmek olur.

Ekşi hamur mayası 5000 yıldır bilinen bir yöntemdir. Eski Mısırlılar hiyerogliflerinde ekmek yapımını göstermişler. İlk ekşi mayanın doğada bulunan uçuşan yabani mantarların tesadüfen bulaşmasıyla keşfedilmiş olduğu zannedilmektedir. Bu nedenle iklim ve coğrafyaya göre ekşi mayaların tadları değişiklik göstermekte doğal olarak da ekmekler de değişmektedir.

Elbette bugün ekşi mayayı ilk üretmek için gidip doğadan mantar avcılığı yapılmıyor. İlk başlangıç mayası için çeşitli yollar denenmekte. Zaten unun doğasında bu bakteri ve mantarlar mevcut. Un ve suya çeşitli ilavelerle kuru meyveler gibi ekşi maya yapılmakta. Çok sayıda besleme sonunda mantar ve bakterice dengeli simbiyotik bir karışım meydana gelir. İşte o zaman hamurunuz kabarır.

Ekşi maya canlı organizmalarca devam ettirilir, fakat saklanması ve devam ettirilmesi en kolay mayadır. Tek gereksinimi un ve sudur.

Ekşi maya ve Hazır yaş/kuru maya farkları

Bu doğal kabartıcı insanoğlu tarafından 5000 yıldır kullanılırken, hazır yaş veya kuru mayalar sadece 100 yıldır kullanılmakta.

Hazır mayalarda genellikle tek bir kuvvetli mantar kullanılır. Bu güçlü mantar hamuru çabucak aktive ettiği için zamandan müthiş bir tasarruf sağlar. Tabi lezzetten maalesef fedakarlıkla.

Ekşi mayada pekçok aktif bakteri mantar kültürleri mevcuttur. Bu yüzden daha probiyotiktir.

Hazır mayalardan farklı olarak ekşi maya hiç bitmez. Azalınca içine un ve su ilave et işte maya hazır. Dilediğin kadar kullan.

Ekşi mayanın faydaları:

Ekşi mayalı ekmek geç bayatlar. Lezzetlidir.
İçindeki bol çeşitli bakteri ve mantarlar lezzeti arttırır. Yıllar geçtikçe mayanız daha bir olgunlaşır daha bir lezzetlenir. Ayrıca mayanız yıllandıkça ekmeğiniz daha uzun zaman taze kalır.

Ekşi mayalı ekmeğin sindirimi kolaydır.
İçindeki bakteri ve mantarlar ekmekteki tahılı önceden sindirir böylece size sindirimi kolay ve sağlıklı ekmeği bırakır.

Ekşi mayalı ekmeklerin glisemik indeksi düşüktür. Az yer doyarsınız. Kan şekerinizi hızla yükseltmez uzun süre tok tutar.

Besleyicidir B vitamininden zengindir. Ekşi mayalı ekmek tüketmek vücudunuzdaki B12 vitaminini arttırır. Kafanız daha iyi çalışır, unutkanlığınız azalır.

Ekşi maya ekmekte oluşan beta glukan’ın pişirilirken parçalanmasını engeller. Beta Glukan ise, bağışıklık sistemini kuvvetlendirir, kanseri önlemede yardımcıdır.

Maya alerjileri olanlar bile güvenle tüketebilir. Ekşi maya alerji yapmaz.

İçine ne koyduğunuzu siz bilirsiniz. Üretim yok işleme yok. Saf ve doğal.

Ekşi maya illa ekşi mi olmalı?

Hayır istediğiniz gibi tatlanmasını sağlayabilirsiniz. Hamurunuz mayalanıp hacmi üç kat arttıktan sonra çok bekletirseniz ekşi olur hemen pişirirseniz olmaz. Tamamen evdekiler nasıl isterse.

Bütün bunlara ilaveten mis gibi taze çekilmiş kahve ve fırından yeni çıkmış sıcacık ekmek tüm bunların kapıdan taşan kokusu. İşte huzurun resmi. Evdesiniz.

Kaya Tuzu Ömrü Uzatıyor


Kaya tuzu

 

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Karatay, “Kaya tuzu, içerisinde zararlı hiçbir mineral barındırmadığı için insan sağlığına çok faydalıdır, insan ömrünü uzatır” dedi.
Karatay, 100. Yıl Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Kaya Tuzu Konferansı”nda, kaya tuzunun önemine değindi.Kaya tuzunun insan vücudunun ihtiyacı olan 92 mineralden 84’ünü barındırdığına dikkati çeken Canan Karatay, “Kaya tuzu en önemli mineraldir, faydalıdır, sağlıklıdır. Kaya tuzu rafine olmamıştır. Hiçbir ek kimyasal içermez ve çevresel kirlenmenin etkisi yoktur. İnsan vücudunun ihtiyacı olan 92 mineralden 84’ünü doğal ve dengeli şekilde içermektedir. Kaya tuzunun içerdiği 84 mineralden en önemlileri arasında kalsiyum, demir, çinko, potasyum, magnezyum ve bakır sayılabilir” ifadelerini kullandı.

Zeytin ve çam ağaçlarının yüzlerce yıl yaşayabilen türler olduğunu, bunların topraktan çok kayalardan aldığı tuzlardan beslendiğini aktaran Karatay, tuz içerisinde çok fazla faydalı mineral bulunduğunu kaydetti.

“Kaya tuzu, mide yanmasını, gastriti, reflüyü önler”
Prof. Dr. Karatay, “Kaya tuzu, içerisinde zararlı hiçbir mineral barındırmadığı için insan sağlığına çok faydalıdır, insan ömrünü uzatır. Kaya tuzu hazmı kolaylaştırır, gaz gidericidir, mide yanmasını, gastriti, reflüyü önler. Vücudumuzdaki tuz dengesini sağlar. Kan dolaşımını uyarır ve düzenler. Kalbimiz, böbreklerimiz, ciğerlerimiz tuzla çalışır. Vücudumuzda biriken toksinlerin atılmasını sağlar. Kilo vermeye yardımcı olur, acıkmayı önler, tok tutar” şeklinde konuştu.

Kaya tuzundan yapılan lambaların evlerde kullanılması gerektiğini de dile getiren Canan Karatay, tuzun zararlı ışınları engellediğini söyledi.

Baharatlar Doğal Şifa


YAĞ YAKTIRAN KİMYON

Kimyon için ‘mutfağın en fit baharatı’ diyebiliriz. Yağ yakımını hızlandırıyor, mide ve bağırsak şişkinliğini azaltıyor. Her gün bir çay kaşığı kimyon formunuzu korumada yardımcı. Kahvaltıda yumurtayla tüketirseniz tokluk hissini arttırıyor. Karabiber ve bal karıştırılarak tüketildiğindeyse afrodizyak etki yapıyor.

ZENCEFİL STRESİN DE İLACI

Sadece bağışıklığı desteklemiyor, strese de iyi geliyor. Sürahinin içerisine biraz taze zencefil ve bir tam limon dilimleyin. Gün boyu içeceğiniz bu su hem hastalıklara karşı korur hem de yağ yakımınızı destekler. Toz zencefili de çorbalarınıza, balınıza ekleyerek bahar hastalıklarını kapı dışında tutabilirsiniz.

TARÇIN DİYABETE KARŞI

Mutfağın en güçlü antioksidanlarından biri. Kan şekerini düşürmek için süt veya yoğurda katarak kullanabilirsiniz. Bağışıklığı güçlendiriyor; sakinleştirici ve yorgunluk giderici. Tarçın kabuğunu günde 2-3 fincan yeşil veya beyaz çayla tüketerek hem metabolizmanızı hızlandırabilir hem de bel çevresindeki yağlanmaya neşter atabilirsiniz.

KIRMIZI BİBERLE YAĞ YAKIN

Acı tadını veren kapsaisin maddesi metabolizmayı hızlandırırken, besin değeri yüksek ürünlerle tüketildiğinde tüm gün tok kalmanıza yardımcı oluyor ve yağ yakımına sürat veriyor. Yüksek antioksidan içeriğiyle kanser riskini düşürüyor. Bağışıklılığı kuvvetlendiriyor. Kalp ve damar kalitesini arttırıyor. Göz sağlığınız için de önemli.

KARACİĞER DOSTU ZERDEÇAL

Karaciğerin yıllar içinde azalan yenilenme gücünü destekliyor. Özellikle yağlı gıdaların sindirilmesine katkıda bulunan (safra akışını arttırarak) bu baharat, et yemeğinin olduğu öğünlerde mutlaka kullanılmalı.

MUTLULUK BAHARATI MUSKAT

Doğal ağrı kesici özelliği olan muskatı stresli olduğunuzda sakinleşmek için kullanabilirsiniz. Uyku kalitesini yükseltiyor. Bağışıklığı kuvvetlendiriyor. Kek, kurabiye, puding gibi karbonhidrat açısından zengin besinlere az miktarda ekleyebilirsiniz.

SİNDİRİMİN DOSTU KEKİK

Doğaki en zengin antioksidanlardan biri olan kekik, kelimenin tam anlamıyla sindirim sistemi dostu. Kan yağlarını azaltıcı etkisi de biliniyor. Kekiğin içerdiği karvakrol maddesinin, tümörlerin gelişimini yavaşlattığını gösteren araştırmalar var.

CİNSEL İSTEKSİZLİĞE KARANFİL

Antiseptik özelliğiyle mikropları öldürmede etkili karanfil, aynı zamanda iyi bir ağrı kesici. Ağız kokusuna iyi geliyor. Seks hormonları üzerindeki olumlu etkisi var. Çay demliklerinize üç-dört adet karanfil atmanız sakinleştirir.

Binlerce tohum çeşidi nasıl kayboldu


 

Yerel tohumların satışına yasaklama getiren Tohum Kanunu’nun ardından İzmir Torbalı’da başlayan takas etkinlikleri Ege Bölgesi’nin çeşitli illerinde sürüyor. 27 Ekim’de Fethiye’de gerçekleşen yerel tohum takası şenliğinin ardından yerel tohumları yaşatmak isteyen üretici ve tüketiciler bu kez de 1 Kasım’da Muğla’da bir araya gelecek. Cumhuriyet Kadınları Derneği Muğla Şubesi’nin öncülüğünde çok sayıda sivil toplum örgütü ve meslek odasının işbirliğinde gerçekleştirilen ‘3. Menteşe Yerel Tohum Takas Şenliği’ne, Menteşe Belediyesi’de destek veriyor.

Türkiye kırsalındaki sessiz dönüşümün en çarpıcı örneği tarım sektöründe yaşandı. Öyle ki, yüzlerce yıldır atadan kalma tohumları saklama yoluyla üretimini sürdüren küçük çiftçiler, bugün yalnızca dev şirketler eliyle üretilen ve oldukça pahalı olan sertifikalı tohumları kullanmak zorunda. Bunun nedeni ise 2006 yılında çıkartılan ‘Tohum Yasası. Yasa, köy popülasyonu olarak anılan yerel tohumların ticari olarak satılmasını yasaklamakla kalmıyor, ihlal edilmesi durumunda üreticiye 10 bin lirayı bulan para ve hapis cezası gibi yaptırımlar da getiriyor. Hal böyle olunca da başta tarımsal üretimin oldukça yoğun olduğu Ege Bölgesi olmak üzere ülkenin pek çok bölgesinde üreticiler yerel tohumları takas ederek küresel tohum işgaline karşı direnme mücadelesi veriyor. Bu amaçla düzenlenen şenliklerde bir yandan da biyolojik çeşitliliğin geleceğe aktarılması amaçlanıyor.

YEREL TOHUM SEFERBERLİĞİNİN ADRESİ BU KEZ MUĞLA

Muğla’da bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilecek olan ‘Menteşe Yerel Tohum Takas Şenliği’ de bunlardan biri. 1 Kasım Cumartesi günü gerçekleştirilecek olan şenlikte, tohum takası, reçel ve turşu yarışması, halk oyunu gösterileri gibi etkinliklerin yanı sıra yerel ürünlerin satıldığı tezgahlar açılacak. Şenlik kapsamında düzenlenecek panelede ise Ege Üniversitesi Ziraat. Fak. Öğr. Üy. Prof. Dr. Tayfun Özkaya, Yerel Tohum Derneği Genel Başkanı Teoman Açıkbaş ve Böcekbilimci Dr. Füsun Tezcan konuyla ilgili bilgiler aktaracaklar. Muğla Konakaltı İskender Alper Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek olan şenlik, saat 10.30’da başlayacak.

 

‘ENDÜSTRİYEL TARIM YEREL TOHUMLARI GERİLETTİ’

Endüstriyel tarım uygulamalarının egemenliği, şirket tohumlarını destekleyen bir tarım politikası ve yayımı, tohumla ilgili mevzuattaki değişiklikler, pazarlama sistemlerinin yerel üretim ve tüketim yerine uzak bölgelerden gıdaların sağlanmasına yönelik gelişmesi ve bu bağlamda özellikle zincir süper marketlerin artan egemenliği, tarım kimyasalları ile şirket tohumlarının birlikteliğinin daha düşük maliyetli üretime başlangıçta imkân vermesi, tüketicilerin ve çiftçilerin bu ürünler ile ilgili asimetrik bilgileri yerel tohuların korunma ve üretilmelerini gerileten etmenler olarak belirlenmiştir.

Ghee


Ghee tuzsuz tereyağından elde edilen saf yağdır. Eskiler sağaltılmış yağ diye biliyorlar ve ben nasıl oldu da büyüklerimden değil de yıllar sonra yaşam bilgisi anlamına gelen Ayurveda’ nın öğretileri içinde seni tanıdım.

Ghee tereyağ

Sevgili Ghee,

Bugün oğlum hafif hastaydı. Yokluğunu ne çok hissettim. Evde olsan ilk senden yardım isterdik. Evet sen ihmale gelmeyecek her derde deva bir dostsun. Nasıl gerçek dostluklar zamana yenik düşmez, sen de  buzdolabına koymasan bile yıllarca bozulmayan bir şifa kaynağısın. Kendine has bir karakterin, duruşun var. Varlığın bulunduğun eve güven veriyor. Kıymetini bilip evde bulundurmak lazım seni değil mi? Dostlara biraz seni tanıtayım izninle. Biliyorum sen çok mütevazisin. On parmağında on marifet var ama mütevaziliğinden henüz adını duymayan dahi var. Biraz izin ver ki herkes senin uzattığın doğal yardım elinden tutabilsin.

Ghee tuzsuz tereyağından elde edilen saf yağdır. Eskiler sağaltılmış yağ diye biliyorlar ve ben nasıl oldu da büyüklerimden değil de yıllar sonra yaşam bilgisi anlamına gelen Ayurveda’ nın öğretileri içinde seni tanıdım. Seni tanımış olmaktan çok mutluyum ve bize bu zamana kadar sunduğun ve bundan sonra da sunacağını bildiğim hizmetlerinden dolayı gönülden teşekkür ederim.

ghee

Hazırlanışı:

Ghee en az 500 ml. tuzsuz tereyağının kısık ateşte eritilerek üstte biriken köpüklerin bir kaşık yardımıyla alınması ve dibe çöken  kısımları alınmadan temiz, kuru bir şişeye  ayrıştırılmasından elde edilen  altın sarısı renge gelen çok yararlı bir yağdır. Pişirirken yağı yakmamak önemlidir. Üzerindeki köpükleri almaya başladıktan bir süre sonra mısır patlağı gibi kokmaya başlayacak ve beyaz kısmı dibe çökecektir. Kaba boşaltırken bu çöken kısmı almıyoruz. Hazırladığınız ghee kavanoza boşaltıldıktan sonra soğuyana kadar kapağını kapatmamak gerekir. Her defasında temiz bir kaşıkla kavanozdan almak gerekir. Aynı kaşık bir kez daha kullanılmaz. İçine ıslak kaşık değdirilmez.  Koyu renk bir kavanoza koymak tercih edilmelidir veya kavanozu alüminyum folyo ile sarabilirsiniz.

ghee yapılışı

Nasıl yapılıyorsun anlattım. Anlatıyım ki seni biraz tanısınlar. Bir kere yapsınlar ve yaşamlarına katsınlar ki altın renginle altından daha değerli olduğunu yaşama geçirerek anlayabilsinler. Senin hünerlerin saymakla bitmez ama bahsedeyim.

Kullanılışı ve Yararları

Zihin fonksiyonları, cilt problemleri, yüksek ateş, kronik ateş, beyin sağlığı, kırışıklık, yaralanma, egzama, bağışıklık güçlendirici, zayıf bünyesi olanları kuvvetlendirmek için, cilt kuruluğu, göz altı torbaları, bağırsak sağlığı ve daha saymakla bitmeyecek birçok konuda şifa kaynağısın. Örneğin; yaz ayında yüzünüz de bir şekilde yara oldu. Yara izi kalmasın diye koruyucu tabaka olarak cilde sürerek kullanabilirsiniz. Çocuğunuz hatta siz ciddi bir kabızlık sorunu mu yaşıyorsunuz. Akşam uyumadan önce bir bardak ılık süt hazırlayın  ve içine yarım çay kaşığı ghee koyun. Kendiniz için 1 çay kaşığı kullanabilirsiniz. Bir süre sonra sonuçlarını gözlemliyor olacaksınız.

Ghee  kullanıldığında  yağda çözünen bütün vitaminlerden yeterince faydalanmış olunur. Sindirimi çok kolaydır. Kolesterolü yükseltmez. Boşuna demiyorum her derde derman olan Ghee her eve lazım diye… Evet yapılış süresi ve şekli kimilerine zor geliyor. En fazla 30 dk. bir zaman ayırıyorsunuz ve inanın hakkını sonuna kadar veriyor. Kendine has bir aroması ve kokusu var ama bekledikçe ve zaman geçtikçe kokusu azalıyor. Yemeklerde kullanılabiliyor, dışarıdan cilde sürerek, belli baharatlarla karıştırılarak tüketilebiliyor ve ilaç olarak kullanılabiliyor.

Kimileriniz belki varlığından haberdar değilsiniz. Kimileriniz duydu ama yapmadı. Kimileriniz bu yağı yapıyor, kullanıyor ama yararlarından haberdar değil. Kimilerinizin de hayatının bir parçası… Bugün size çok değerli bir hazineden bahsediyor ve yararlarına işaret ediyorum. Biraz merakı olanlar daha geniş bilgiye kolaylıkla ulaşabileceklerdir. Okuyup geçebilirsiniz. Burası özgür seçim gezegeni. Okuyup güzel, iyi kalite bir tuzsuz tereyağın izini sürebilirsiniz. Ben size hazineyi işaret edebilirim sadece…

Her zamanki gibi belirtmeliyim ki bu yazı tavsiye niteliği taşımaz. Tedavi amaçlı kullanmak istediğinizde mutlaka uzman doktora başvurmanız gerekmektedir. Biz evimizde  belli zamanlarda kullanıyoruz ve sadece o güzelim rengi bile mutlu etmeye yetiyor. En tatlı tat nasıl ki sevgidir, nasıl ki sevgi vefalıdır; ghee de tatlıdır onu tanıyanlar için sunduğu doğal güzelliklerle her daim ilk akla gelendir. Hadi yaşamınıza katın. Her evde bulunsun ve şifa olsun…