Baharatlar Doğal Şifa


YAĞ YAKTIRAN KİMYON

Kimyon için ‘mutfağın en fit baharatı’ diyebiliriz. Yağ yakımını hızlandırıyor, mide ve bağırsak şişkinliğini azaltıyor. Her gün bir çay kaşığı kimyon formunuzu korumada yardımcı. Kahvaltıda yumurtayla tüketirseniz tokluk hissini arttırıyor. Karabiber ve bal karıştırılarak tüketildiğindeyse afrodizyak etki yapıyor.

ZENCEFİL STRESİN DE İLACI

Sadece bağışıklığı desteklemiyor, strese de iyi geliyor. Sürahinin içerisine biraz taze zencefil ve bir tam limon dilimleyin. Gün boyu içeceğiniz bu su hem hastalıklara karşı korur hem de yağ yakımınızı destekler. Toz zencefili de çorbalarınıza, balınıza ekleyerek bahar hastalıklarını kapı dışında tutabilirsiniz.

TARÇIN DİYABETE KARŞI

Mutfağın en güçlü antioksidanlarından biri. Kan şekerini düşürmek için süt veya yoğurda katarak kullanabilirsiniz. Bağışıklığı güçlendiriyor; sakinleştirici ve yorgunluk giderici. Tarçın kabuğunu günde 2-3 fincan yeşil veya beyaz çayla tüketerek hem metabolizmanızı hızlandırabilir hem de bel çevresindeki yağlanmaya neşter atabilirsiniz.

KIRMIZI BİBERLE YAĞ YAKIN

Acı tadını veren kapsaisin maddesi metabolizmayı hızlandırırken, besin değeri yüksek ürünlerle tüketildiğinde tüm gün tok kalmanıza yardımcı oluyor ve yağ yakımına sürat veriyor. Yüksek antioksidan içeriğiyle kanser riskini düşürüyor. Bağışıklılığı kuvvetlendiriyor. Kalp ve damar kalitesini arttırıyor. Göz sağlığınız için de önemli.

KARACİĞER DOSTU ZERDEÇAL

Karaciğerin yıllar içinde azalan yenilenme gücünü destekliyor. Özellikle yağlı gıdaların sindirilmesine katkıda bulunan (safra akışını arttırarak) bu baharat, et yemeğinin olduğu öğünlerde mutlaka kullanılmalı.

MUTLULUK BAHARATI MUSKAT

Doğal ağrı kesici özelliği olan muskatı stresli olduğunuzda sakinleşmek için kullanabilirsiniz. Uyku kalitesini yükseltiyor. Bağışıklığı kuvvetlendiriyor. Kek, kurabiye, puding gibi karbonhidrat açısından zengin besinlere az miktarda ekleyebilirsiniz.

SİNDİRİMİN DOSTU KEKİK

Doğaki en zengin antioksidanlardan biri olan kekik, kelimenin tam anlamıyla sindirim sistemi dostu. Kan yağlarını azaltıcı etkisi de biliniyor. Kekiğin içerdiği karvakrol maddesinin, tümörlerin gelişimini yavaşlattığını gösteren araştırmalar var.

CİNSEL İSTEKSİZLİĞE KARANFİL

Antiseptik özelliğiyle mikropları öldürmede etkili karanfil, aynı zamanda iyi bir ağrı kesici. Ağız kokusuna iyi geliyor. Seks hormonları üzerindeki olumlu etkisi var. Çay demliklerinize üç-dört adet karanfil atmanız sakinleştirir.

Reklamlar

Zengin Koca


Dünyanın en büyük finans şirketlerinden J.P. Morgan’ın CEO’su James Dimon’un, zengin koca avcısı bir kızın kendisine attığı bir elektronik postaya verdiği ibretlik cevap.
Zengin Koca ile evlenmek isteyen bir kızın J.P. Morgan’a yolladığı elektronik posta :
Sayın Morgan,

Sizinle dürüst olacağım. Bu yıl 25 yaşına giriyorum. Çok güzelim, iyi bir stilim var ve kaliteli şeyleri severim. Yıllık geliri en az 500 bin dolar veya daha fazla olan bir adamla evlenmek istiyorum. Aç gözlü olduğumu düşünebilirsiniz fakat New York’ta yıllık geliri 1 milyon dolar olan insanlar maalesef orta sınıf sayılıyor.

Çok şey istemiyorum. Sizin sitenizde yıllık geliri 500 bin dolar veya daha fazla olan biri var mı? Hepiniz evli misiniz? Bu konuları merak ediyor ve sormak istiyorum, sizin gibi zengin insanlarla evlenmek için ne yapmam gerek?

Bugüne kadar birlikte olduğum erkekler arasında en zengini yılda 250 bin dolar kazanıyordu. Central Park’ın batı yakasında, yüksek bütçeli rezidanslarda yaşamak isteyen biri için yıllık 250 bin dolar yeterli değil. Size alçak gönüllülükle soruyorum:

1) Zengin bekarlar nerede takılır? (Lütfen bar, restaurant, spor salonu, kulüp, vs. gibi mekanların isimlerini ve adreslerini yazar mısınız.)

2) Hangi yaş kategorisine odaklanmalıyım?

3) Çoğu zenginin eşleri neden ortalama güzellikte? Bir kaç kızla tanıştım; güzel veya ilgi çekici değiller ama zengin erkeklerle evlenebiliyorlar.

4) Kimin karınız, kimin yalnızca sevgiliniz olabileceğine nasıl karar veriyorsunuz? Benim hedefim evlenmek. Zengin bir adamla evlenebilmek için ne yapmalıyım ?

Saygılarımla

Bayan Güzel

James Dimon’un kıza yanıt olarak yolladığı elektronik posta :

Sevgili Bayan Güzel,

Yazınızı büyük bir ilgiyle okudum. Tahmin ediyorum ki sizin gibi aynı soruları soran pek çok genç kız var. Lütfen profesyonel bir yatırımcı olarak durumunuzu analiz etmeme izin verin. Benim yıllık gelirim 500 bin doların üzerinde, sizin kriterlerinize uyuyor, bu sebeple zamanınızı boş yere çalmadığımı umut ediyorum.

Bir iş adamı gözünden bakarsak, sizinle evlenmek kötü bir fikir. Nedeni ise çok basit, lütfen açıklamama izin verin. Detayları bir kenara bırakırsak, yapmaya çalıştığınız şey “güzellik” ile “para” ikilisini takas etmek: A kişisi güzelliği sağlar, B kişisi de bunun için ödeme yapar, gayet adil. Fakat burada ölümcül bir problem var; sizin güzelliğiniz kaybolacak ama benim param iyi bir sebep olmadıkça tükenmeyecek. Aslına bakarsanız, benim gelirim yıldan yıla artabilir, ancak siz yıldan yıla güzelleşemezsiniz. Bu sebeple, ekonomik açıdan bakarsak, ben değer kazanan bir varlıkken siz değer kaybeden bir varlıksınız. Hem de sıradan bir değer kaybı değil, katlanarak artan bir değer kaybı. Eğer güzellik sizin tek varlığınızsa, değeriniz 10 yıl sonra çok daha düşük olacak.

Wall Street’te kullandığımız bir terimden yola çıkarsak, sizin için “takas pozisyonu” diyebiliriz, “satın al ve bekle” değil. Sizi satın almak iyi bir fikir değil, bu sebeple kiralamayı tercih ederim. Çünkü alışveriş değeri düşen bir şeyi uzun süre elde tutmak hiç de akıllıca değildir. Şüphesiz; aynı şey sizin istediğiniz evlilik için de geçerli.

Bu yazdıklarım size zalimce geliyorsa bir de şöyle düşünün; tüm paramı kaybetseydim, beni terk etmez miydiniz? Aynı şekilde güzelliğinizi kaybettiğinizde, benim de çıkış yolunu bulmam gerekmez mi?

Yıllık geliri 500 bin doların üstünde olan insanlar aptal değil; sizinle yalnızca çıkarız ama evlenmeyiz. Size, zengin bir adamla evlenme fikrini unutmanızı öneririm. Bu arada, yılda 500 bin dolar kazanan o zengin siz olabilirsiniz. Zira o kadar parayı kazanmak, zengin bir aptal bulabilme ihtimalinizden daha yüksek…

CEO J.P. Morgan

Sansür sonrası ceza fiyatları


Normal: 500 TL
Asyalı: 250 TL
Rus: 750 TL
Japon: 400TL
Arap: 1000 TL
Amatör : 200 TL
Mature : 800 TL
Hardcore : 2500 TL
Zenci : Eve Haciz + Müebbet

******************************
hepsi toplanıp ıslah ve tedip kamplarına alınacak 3 ay girdiği sitenin ahlak-ı seyyie’sinden mütevvellit nus ile uslandıralacak şayet ıslah olmaz ise kötekleme suretiyle işlediği cürmün karşılığı verilecektir.

*******************************
Mature + Hardcore birlikte izlesek kampanya indirimi olur mu?

*******************************

Lez olursa peki,sorun olmaması lazım aynı cinsler :))

Bir Sorun ve Cevap…


SORU: Ben 21 yaşında bir üniversite öğrencisiyim. Yaklaşık 1 yıldır bir birlikteliğim var. Erkek arkadaşımla çok iyi anlaşıyoruz Sevecen, ilgili ve çevresi tarafından çok sevilen biri. Güzel bir arkadaşlığım var, fakat bu uyum cinsel hayatımıza yansımıyor. Onunla aşk üzerine değil de anlaşma üzerine kurulu bir beraberliğimiz var. Sorun benden kaynaklanıyor. Sevgilimin cinsel arzularını cevaplayamıyorum ve bu durumdan çok şikayetçiyiz. Ben onu tutkuyla değil de çocuk sever gibi seviyorum. Ona hep sarılmak ve hep göğsünde uyumak istiyorum. Cinselliğimiz bir erkeği tatmin edemeyecek kadar az ve yüzeysel. Aramızda tensel bağ oluşmuyor. Benim cinsel soğukluğum mu var, yoksa erkek arkadaşımı sadece bir arkadaş olarak mı görüyorum? Bu sorular beynimi kemiriyor.

CEVAP: Değerli okurum, herhalde küçüklüğünde bebeklerle oynarken beynin oyuncaklara takılıp kalmış. Yani erkeği de, sevgilini de böyle çocuk ya da oyuncak gibi görmen bence bundan. Ama bir oyuncağın sadece yanakları yok ki. Daha birçok oynanacak yeri var. Elleri, ayakları, göğsü vb. Eğer o bebeklerle oynarken elini, parmağını bütün bedeninde, alt taraflarında dolaştırsaydın beynin “Yahu burada da hoş şeyler varmış” diyebilirdi. Sen de kadınlık yolunda merdivenlerin yarısı tırmanmış olurdun. Birdenbire bir geçiş yapman kolay değil. Oyuncaklarını çoğalt, ruhunu alıştır, sonra bedene geçiş sağlarsın.

Cinsel Eğitimin Önemi


Arkadaşlar sadece içimi dökmek istedim. Admin’lerden ricam konuyu silmemeleri. Yaşananlar gerçektir ve ders çıkartılması gereken niteliktedir. Belki birisi görür de çocuğuna cinsel eğitim vermenin önemini kavrar. Bir hayat kurtulur.

Ailem hiçbir zaman bana cinsel eğitim vermedi. Hep sağdan soldan veya kitaplardan karıştırdıklarımdan bir şeyler öğrendim. İlk defa 10-11 yaşlarında mastürbasyonu keşfettim. Hatta size belki komik gelecek ilk defa erekte olduğumda kanser olduğumu falan sandım. Aileme söyleyemedim bayağı bir süre ve sonra anneme açıldım, o da normal dedi. Rahatladım.

Her neyse, 14 yaşındayım. Tuvaletteyim. Değişik bir şekilde mastürbasyon yapmaya karar verdim her ne hikmetse. Erekte olmuş halde iken elimle sıkıştırıyorum falan. Biraz sıkıştırdıktan sonra normal şekilde mastürbasyona devam ettim. Meni ile birlikte kan geldi. Dehşete kapıldım. Aradan bir kaç gün geçince bir sorun var mı kontrol etmek için yeniden mastürbasyon yaptım. Bu sefer yine kan geldi ama az. Külotta kan izi vardı azıcık. Annem beni yıkarken gördü, bağırıp çağırdı, sebebini sordu bilmiyorum falan diye geçiştirdim.

Aradan ne kadar zaman geçti bilmiyorum. Belki 1 hafta. Tam baş kısmının kenarında beyaz bir leke oluştu. Büyüklüğü bir sigaranın kalınlığı kadar, küçücük bir leke. Çok korktum ve üzüldüm. Aradan biraz zaman geçti. Anneme gittim, bir sorunum var dedim, açtım gösterdim. Dedim şeyimde leke var. O da güldü herkesinki allak bullak dedi. Umursamadı. Aradan bir zaman daha geçti. Birgün annemle babam oturuyorlardı. Yanlarına gittim. Yine o lekeden bahsettim. Doktora gitmek istediğimi söyledim. Annem kafasına takıyor falan dedi babama, babam da ben onu doktora götüreceğim dedi. Ama unuttular.

Bir daha söylemeye cesaret edemedim. İçime kapandım. Paranoyak düşüncelere kapıldım. Gizlice doktora gittiler ve çaresi olmadığını öğrendiler, bana çaktırmıyorlar falan gibi. Kangren olduğumu falan düşündüm. Nasıl evleneceğim, rezil olacağım diye kahroluyordum. Doktora gitmeye korktum kötü bir şey söyler diye. İçime kapandıkça kapandım. Bir süre sonra her şeyi inkar etmeye başladım. Gerçeklikten kopmaya başladım. O zamanlar internet falan da yok. Şimdi olsa doktora gitmeye korksan bile araştırabilirsin veya birisine sorarsın.

Her neyse bunalıma girmeye başladım ve derslerim kötüleşti. Üniversite sınavına çalışmadım. Çünkü umrumda değildi. Hocalarım benden üniversite sınavında çok başarılı olmamı bekliyorlardı dersanede, hatta beni en iyi sınıfa almışlardı. Ama ben sallamıyordum.

Derken kötü bir üniversiteyi tutturduk. Orada da derslere çalışmadım. Giderek daha çok gerçeklikten kopmaya başladım. Okulu beğenmedim değiştirecem, daha yüksek puanlı bir yere gireceğim falan diye tutturdum. Oysa mesele o değildi, bir derdi başka dertle örtmeye çalışıyordum. Buna yansıtma falan diyorlar sanırım psikolojide. Okulu 2-3 sene uzattık.

Nihayet 21 yaşıma geldiğimde artık dayanamadım ve anneme ağlayarak itiraf ettim derdimi. Beni bir üroloğa götürdü. Ürolog baktı ve bu leke melanin eksikliğinden dedi. Sebebi bilinmiyor dedi. çaresi yok dedi. kan geldi mastürbasyon sırasında dedim. Kılcal damar kanaması dedi. Önemli değil dedi. Ben rahatlamıştım. Ama bunalım içime yerleşmişti iyice. Daha sonra psikiyatriste gittik. Bana ilaçlar verdi 2 sene falan kullandım ilaçları. İşe yaradı. Ama hayattan diğer insanlar kadar zevk almadım hiçbir zaman. Bunalım iklimi hep devam etti.

Üniversite sınavında kapasitemin çok altında başarı göstermem hayatımı zaten mahvetmişti baştan ama bunalımlı bir karakter olduğum için girdiğim işlerde de tutunamadım. Şu anda iyi kötü bir işim var, ama akranlarım çok daha iyi yerlerde. Buna mı üzüleyim 7 sene saçma sapan bir sebep yüzünden bunalıma girmeme mi üzüleyim, tam da insanlar kız arkadaş edinirken ve gençliklerinin, üniversite okumanın ve kariyer yapmanın tadını çıkarırken saçma sapan sebepler yüzünden acı çekememe mi üzüleyim.

Ailem cahil sayılmaz, annem lise babam üniversite mezunu ama işte çocuğa cinsel eğitim verilmesi gerektiğini bilmiyorlardı.

Her neyse benim öyküm bu kadar. Sadece içimi dökmek ve başkalarına ders vermek için yazdım. Siz siz olun çocuğunuza en geç 10 yaşında cinsel eğitim verin, ve mastürbasyon yaparken dikkatli olmasını öğütleyin. Ayrıca çocuk herhangi bir konuda evham yaparsa doktora götürmeyi ihmal etmeyin geçiştirmeyin. Çünkü evham kurt gibi insanın beynini kemiriyor.

Bir mastürbasyon kazası hayatımı mahvetti.


Sevmekten başka suçum yoktu!..
20 Ocak 2013 00:21
İSTANBUL’DAN ŞEYDA: Okşan Ablacım ben 20 yaşında bir kızım. Bundan 4 ay önce sevgilim bana bir açıklama yapmadan beni terk etti. Hem de cep telefonundan mesaj atarak. Aramalarıma yanıt vermedi. Zaten çok ilgili değildi benimle. Şimdi ise cep telefonuma mesajlar atıyor. ‘Nasılsın’ diyor, ‘Görüşelim bir gün biliyorum kırdım seni’ diyor. Onu çok seviyordum, yaptıklarını hiç hak etmemiştim. Sevmekten başka suçum yoktu. Tam onsuzluğa alıştığım bir anda yine karşıma çıktı. Sizce ne yapmalıyım?

Şeydacığım

Yaşadıklarını elbette hak etmemişsin fakat aynı hatayı yine yaparsan bu sefer aynı şeyi söyleyemem. Senin kıymetini bilmeyen sana bir açıklamayı bile çok görmüş, ilgisiz, hiç neden yokken terk edip giden biri yeni bir şansı hak etmiyor. Ayrıca seni tekrar arayış nedeni belli ki egosunu tatmin etmek. Senin onu hala bekleyip beklemediğini görmek. Bu yüzü bulduğuna göre layığından fazla değer vermişsin ona. Bana sorarsan hayatından tamamen çıkar gitsin. Bu gibi insanlar yüzünden aşka küsmene, vakit kaybetmene değmez.


Onsuz, hayatımın anlamı gitti sanki!                    

                        19 Ocak 2013 01:27

                                 

İZMİR’DEN SONGÜL: Sevgili Okşan Ablacım ben 21 yaşında bir kızım. İki hafta önce sevgilimden ayrıldım. 4 aydır beraberdik. Her şey başta çok güzeldi hiçbir sorun yoktu. Evlilik hayalleri kuruyorduk. Sonraları benimle ilgilenmemeye başladı. Sorduğumda başka birinin olmadığını sadece kafasının karışık olduğunu söylüyordu. O benim ilk defa birlikte olduğum erkekti. Onunla cinsel açıdan da birlikte oldum. Onu çok seviyordum hala da seviyorum. Şimdi hiçbir şey gözümde yok, sanki hayatın anlamı gitti benim için. Onu geri kazanmak için ne yapmalıyım?
Songülcüğüm
Ah şu erkekler… Karşındaki insanı daha tam olarak tanımadan bu kadar bağlanmak onu vazgeçilmez görmek de neyin nesi. Daha 4 aylık bir beraberlikte bu kadar iniş çıkış yaşanması pek anormal. Demek ki erkek arkadaşının baştaki ilgisi iş ciddiye binmeye başladıkça azalıvermiş. Birçok erkek gerçekten evlilikten samimi olarak bahseder ve evliliği ister görünse bile iş ciddiye binince çoğu değişir. Giden o ise ve dönmeyi düşünmüyorsa üzerine gitmen onu daha da uzaklaştırmaktan başka bir işe yaramayacaktır. Bence onu unutmaya hayatında yeni bir sayfa açmaya bakmalısın.