Zürafaların İlginç Doğuş Hikayesi


zürefa

Bir zürafanın dünyaya gelişini belli kurallar izler. Bebek zürafa annesinin karnından çıktığı ilk anda, üç metre yükseklikten yere düşer. Bu düşüşün sonunda genellikle kendini yerde, sırtüstü yatarken bulur. Saniyeler içinde yüzüstü döner ve bacaklarını karnının altında toplar. Ardından başını iki yana doğru silkelemek ve yüzünde birikmiş doğum sıvılarından kurtulmak zorundadır. Daha sonra içine doğduğu dünyaya ilk kez bakar. Bu anne zürafanın, yavrusuna hayatın gerçeklerini öğretme zamanı geldi demektir.

A View from the Zoo” adlı kitabında, Gary Richmond yeni doğan zürafanın ilk dersini nasıl öğrendiğini anlatır:

Anne zürafa başını hafifçe öne eğer ve yavrusuna kısa bir bakış fırlatır. Daha sonra ona doğru gövdesini döndürür ve bir dakika kadar bekler ve sonra birdenbire en umulmadık şeyi yapar. Uzun bacağıyla yavrusuna sıkı bir tekme atar. Eğer yavru ayağa kalkmazsa bir tekme daha atar, sonra bir tekme daha, bir daha… Eğer yavru ayağa kalkmazsa, tekmeler biraz daha sertleşmeye başlar. Her tekme bir öncekinden daha serttir. Anne zürafa, yavrusunu titreyen bacakları üzerinde doğrulana dek onu tekmelemeyi sürdürür.

Yavru ayağa kalkar ve anne zürafadan yeniden tekme yer. Neden? Nasıl ayağa kalktığını unutmaması için. Vahşi doğada, bebek zürafalar sürüde kalabilmek için hemen ayağa kalkmak zorundadırlar. Çünkü ancak sürü onları koruyabilir. Aslanlar, leoparlar, sırtlanlar için yavru zürafalar lezzetli bir avdır. Eğer anne zürafa, yavrusuna tekmeleye tekmeleye ayağa kalkmayı öğretmezse, yavrusu yırtıcılara yem olur.

Yazar Irving Stone da zürafalarla başarılı insanlar arasında benzerlik olduğunu görmüştür.

Stone hayatını büyük insanların yaşamlarını inceleyerek ve biyografik romanlarını yazarak geçirdi. Biyografilerini yazdığı kişiler arasında Michelangelo, Vincent van Gogh, Sigmund Freud ve Charles Darwin gibi isimler bulunuyor.

Stone’a hayat hikayesini yazdığı bu olağanüstü kişiler arasında bir ortak nokta olup olmadığı sorulduğunda şöyle cevap verdi:

“Hikayelerini yazdığım kişiler, büyük işler başaracaklarına dair hayaller kurmuşlar veya bir önseziyle buna inanarak işe koyulmuşlar. Büyük darbeler almışlar, yere devrilmişler, iftiraya uğramışlar, uzun yıllar hiçbir yere varamadan ilerlemeye devam etmişler. Ancak her düşürüldükleri zamanda yeniden ayağa kalkmayı başarmışlar. Eninde sonunda yapmak istediklerini başarmışlar. Böyle insanlar asla yıkılmazlar.

 

Reklamlar

Fikriniz varmış,malınız gibi paylaşınız...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s