AKP ERİYOR


AKP’de oyların düşüşünü önlemeye Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da çare olamadı. AKP’yi bırakan seçmen geri dönmedi. Yapılan tüm araştırmalar, Erdoğan’ın meydanlara çıkmasına rağmen AKP’yi terk eden seçmenlerin partiye geri dönmediklerini gösteriyor. Bu durum yandaş medyadaki yazarlar tarafından da itiraf edilmeye başlandı.
AKP’YE OY VEREN SEÇMEN BU DEFA İSTEKSİZ
AKP’ye, Erdoğan’a  ve Davutoğlu’na yakınlığı ile tanınan Yeni Şafak yazarı Abdülkadir Selvi de dünkü köşesinde bu konuyu gündeme getirdi. “Yarın çok geç olmadan uyarayım istedim” başlıklı yazısında AKP’nin kaçan oyları geri getirememesi durumunda 8 Haziran’da tek başına iktidar olamayacağını vurguladı. Edinilen bilgilere göre, AKP örgütlerinden ve araştırma kuruluşlarından gelen bilgiler örtüşüyor. Daha önce AKP’ye oy vermiş olan seçmenler bu kez AKP’ye soğuk. Vatandaştaki isteksizliğin örgütlere de yansıdığı ifade ediliyor. AKP’nin seçim kampanyası için örgütleri harekete geçiremediği ifade ediliyor. Tayyip Erdoğan’ın ATV canlı yayınında gündeme getirdiği,  “Anadolu’da vatandaşlar seçime isteksiz. Seçim sonuçları sürpriz olabilir” sözlerinin de bu araştırma sonuçlarına dayandığı belirtiliyor. Yaklaşık bir aya yakın bir süredir  sürdürülen, “AKP seçmenini ikna” çalışmasının da sonuç vermediği bildiriliyor.
SON DAKİKA ÇABASI
AKP yönetimi de son dakika çabası içinde. Aydınlık’ın AKP kaynaklarından edindiği bilgilere göre, araştırma kuruluşlarına, “AKP oylarını düşüren etmenler”le ilgili araştırma yaptırılmış. Çıkan sonuçları üniversite öğretim üyelerinden oluşan bir ekip analiz etmiş.  Yapılan değerlendirmelere göre işler pek iyi görünmüyor. Sorunun giderilmesi ve AKP’den kaçan oyların geri getirilmesi için “yeni hamleler” önerilmiş. Hazırlanan rapor Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’na iletilmiş. Uzmanların raporu AKP seçim kampanyasını yürüten şirket tarafından da incelenmiş.
Peş peşe yapılan toplantılar sonrasında önümüzdeki 10 günde kampanyanın tamamen AKP’yi terk eden seçmeni AKP’ye döndürme üzerine kurulması kararlaştırılmış.  Bu çerçevede televizyonlara ve gazetelere verilecek ilanların teması yeniden belirlenmiş. Erdoğan ve Davutoğlu’nun miting meydanlarında hangi konulara ağırlık verecekleri kararlaştırılmış.
YARIN GEÇ OLMADAN

Oyların düşmesiyle AKP’de başlayan kriz, yandaş basının da gündeminde. AKP’ye yakınlığıyla bilinen Yeni Şafak gazetesi yazarı Abdülkadir Selvi, dünkü yazısında “Sürprizlerle dolu bir seçim olacak” dedi ve “Yarın geç olmadan…” diye uyardı. İşte o yazıdan satırbaşları:
“Seçim startı verildiğinde kararsızların oy oranı yüzde 15’ti. Seçimde son düzlüğe girildiğinde bu oran yüzde 5’ler seviyesine gerilerdi. Ama bu kez yüzde 14’ler düzeyini koruyor. Asıl önemli olan kararsızların önemli bir kısmı AK Parti seçmeni. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘Sürprizlerle dolu bir seçim olacak’ diye buna işaret etti…. Başbakan karınca gibi çalışıyor. Kılıçdaroğlu’nun iki, Bahçeli’nin üç katı miting yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan meydanlara indi. Peki AK Parti seçmenindeki bu kararsızlık nereden kaynaklanıyor? İkili görüntü bir kafa karışıklığına mı yol açtı?… Önceki seçimlerde AK Parti’ye oy veren ama şimdi partisiyle ilişkisini sorgulayan kitle yeniden kazanılmazsa, Türkiye 8 Haziran sabahı koalisyon hükümetine uyanma tehlikesi ile karşı karşıya kalabilir…. AK Parti, tüp geçitle denizin altından Boğaz’ın iki yakasını bir birine bağlamayı başardı. Ama görünen o ki seçmenlerinin bir bölümüyle gönül köprülerinde bir sorun var… AK Parti son 2 haftada bu konuya bir çare bulmak zorunda… 1989 yerel seçimlerinde halk, ANAP’ı uyarmak istemişti. Ama bu Türkiye’ye pahalıya mal oldu… Türkiye 90’lı yıllara böyle sürüklendi.”
SON 10 GÜNDE SONUÇ DEĞİŞİR Mİ?

Bir AKP MKYK üyesiyle araştırma sonuçlarını ve son durumu konuştuk. O da sıkıntı olduğunu kabul etti. Kritik bir seçim yaşanacağını söyledi. “Seçime 12-13 gün kaldı. Sonucu değiştirebilir misiniz?” sorusunu da şöyle yanıtladı:
“Son 10 gün önemli. AKP’den kopmalar olduğu doğru. Ama bunlar hala diğer partilere tam angaje olmuş değiller. Çeşitli nedenlerle bize kızdılar. Ama diğer partileri de sevmiyorlar. Sandık başına giderlerse yine mührü bize basarlar diye düşünüyoruz. En büyük sıkıntımız bu seçmenin sandığa gitmemesi. İşte o zaman yanarız. Cumhurbaşkanlığı seçiminde CHPMHP seçmeni sandığa gitmedi. Sayın Erdoğan bu sayede ilk turda seçildi. Şimdi bizim seçmen bunu yaparsa bu kez muhalefetin işine gelir. Dikkat ederseniz şu anda televizyonlarda yayınlanan reklam kampanyamız bu seçmeni yeniden AKP’ye döndürme amaçlı. Ben ANAP kökenliyim. Bizim gibi partiler iktidardan giderse toparlaması zordur. Onun için bir şekilde yerimizi korumamız lazım.”
AKP’Yİ ERİTEN 5 NEDEN

AKP oylarının erimesinin nedenleri üzerine yaptırılan araştırma sonuçlarına göre, AKP’nin oyunun düşmesinde 5 etmenin önemli rolü var. Bu etmenlerin “Hayat pahalılığı, peşpeşe gelen zamlar ve işsizlik”, “PKK ile yürütülen açılım”, “KaçAK saray ve lüks düşkünlüğü”, “Yolsuzluk”, “Suriyeli sığınmacılar ve yarattığı sorunlar” olduğu belirlendi.
HAYAT PAHALILIĞI, ZAMLAR VE İŞSİZLİK
Araştırmaya göre ekonomide yaşanan gelişmeler, AKP oylarını düşüren etmenlerin başında geliyor. İzlenen politikalar nedeniyle piyasada yaşanan durgunluk bütün kesimlerde domino etkisi yaratırken, dolardaki artış da maliyetleri arttırmış durumda. Peşpeşe gelen zamlar seçmenin AKP’den soğumasına ve yeni alternatiflere yönelmesine yol açıyor. Hayat pahalılığı artık aile sohbetlerinde bile gündemin ilk sırasına yerleşmiş bulunuyor.
Araştırmada dikkat çeken bir başka nokta da işsizlik. İşsiz sayısının artması, özellikle de üniversiteli işsiz sayısındaki artış, AKP oylarını azaltan bir başka etmen. Üniversiteli işsizler, diğer gençlerin de AKP’den uzaklaşmasını sağlıyor. Yeni oy kullanan gençler içinde AKP oyu sürekli düşüyor. Halen bir işte çalışanlar da iş kaybetme endişesiyle yaşıyor.
AÇILIMA TEPKİ
Araştırmada PKK ile yürütülen açılımın da AKP oylarını düşürdüğü tespit edilmiş. Dolmabahçe’de PKK/HDP ile birlikte basın toplantısı yapılmasına tepki büyük. Erdoğan’ın “Dolmabahçe toplantısını doğu bulmadığını” açıklaması da sonucu değiştirmemiş. AKP-PKK ilişkisi seçmenin kafasına yerleşmiş. Erdoğan ve Davutoğlu’nun son günlerde PKK/HDP’ye yönelik sert sözleri de bu araştırma sonrasında gündeme gelmiş.
KAÇAK SARAY VE LÜKS DÜŞKÜNLÜĞÜ
Erdoğan’ın kendisi için yaptırdığı KaçAK Saray, aldığı dünyanın en lüks uçağı da seçmeni AKP’den uzaklaştırmış. Konunun sürekli gündemde tutulması AKP’ye oy veren seçmeni olumsuz etkilemiş. Erdoğan’ın KaçAK Saray’da sürekli toplantı ve ziyafet vermesi de ters tepmiş. KaçAK Sarayın maliyeti ve lüksü AKP’ye patlamış.
YOLSUZLUK
Yapılan araştırmada öne çıkan bir başka konu da yolsuzluklar. Başta Erdoğan olmak üzere AKP yöneticilerinin ve yandaşlarının servetleri AKP’den kaçışların bir başka nedeni. Daha önceki seçimlerde fazla etkisi olmayan bu durum, halkın geçim sıkıntısına düşmesiyle birlikte etkili olmaya başlamış.
SURİYELİLER
Türkiye’nin her yerinde sokakları dolduran ve çok kötü koşullarda yaşayan Suriyeliler de AKP’ye oy kaybettiren bir başka konu. Şu anda daha çok dilencilik yapan bu kişiler yavaş yavaş güvenlik sorunu olmaya başlamış durumda. Son dönemlerde bu kişilerin fuhuş, hırsızlık, darp, … gibi eylemlere karışması büyük tepki topluyor. Suriyeli sığınmacıların yarattığı her sorundan Erdoğan ve AKP sorumlu tutuluyor.

fuatavni_f Seçim-Hile


@fuatavni_f hesabının verdiği çarpıcı bilgi ise, “Seçim hilesi yapacak ekip de şimdiden oluşturuldu. Ekibin başında Şentop ve Soylu var.” oldu. Fuatavni, bu hileleri de ayrıntılarıyla açıkladı.

İşte, @fuatavni_f’nin o tweetleri:

1. …, partiyi Davutoğlu’na devretmeden önce bir ön protokol yapmıştı. Protokolde milletvekili olacakların listesi vardı.

2. Geçen hafta Davutoğlu’nun toplantısında konu gündem oldu. Protokole göre Davutoğlu’na en fazla 50-60 vekil hakkı verildi.

3. Mevcut milletvekillerinin yarısı listede yok. Üç dönem sınırına takılanların dışında 75-80 kişi daha Meclis’e giremeyecek.

4. Milletvekili adayları, iki yüz bin dolardan başlamak üzere Türgev’e bağış yapmak zorunda.

5. Vekil adaylarının bağış yaptığı anlaşılmasın diye uzak akrabaları üzerinden Türgev’e para yatıracaklar.

6. Para makbuzları vekil müracat dosyalarında bu şekilde yer alacak. Türgev için Aktifbank hesabı açıldı. Bağışlar bu hesaba aktarılacak.

7. Davutoğlu protokolden rahatsız. …’den habersiz yaptığı her görüşme Saray’a rapor ediliyor. Her adımı biliniyor.

8. Seçim hilesi yapacak ekip de şimdiden oluşturuldu. Ekibin başında Şentop ve Soylu var.

9. CHP ve MHP’ye üye olup sandıklarda görev yapacakların listesi üzerinde çalışılıyor. Diğer partilere sızmaya çalışacaklar.

10. CHP’li veya MHP’li görünen ama AKP için çalışan sandık başkanları seçim sabahı görevlilere boş tutanak kağıdı imzalatacak.

11. AKP oylarının düşük olduğu yerlerde üzerinde oynanan yeni sayım sonuçları bu imzalı tutanaklarla tedavüle sürülecek.

12. AKP oyu basılı matbu pusulalar hazırlanıp güvendikleri ihtiyaç sahibi ailelere dağıtılacak, boş oy pusulası karşılığında para ödenecek.

13. Önceki seçimlerde sadece Bahçelievler civarında AKP oylarının basılı olduğu matbu pusulalar için 7 trilyon harcanmıştı.

14. Matbu oy seçim hilesini en iyi bilen o dönem Demokrat Parti adayı olan Onur Gözen. Ancak o da Soylu ile AKP’ye geçti.

15. YSK, İçişleri ve Adalet Bakanlığı üçgeninde SEÇSİS seçmen kayıt için adam alındı, hala alınıyor.

16. AKP’nin Milli İrade hırsızlığına artık dur denmeli. Hileleri tafsilatıyla yazıyorum gerisi muhalefetin gayretine bağl

Yalandı Gerçek Oldu


Sağlıkta Yalanlar ve Gerçekler 2002-2015 adlı dijital kitapçığı http://www.ttb.org.tr/ adresinden ve Twitter hesabından yayımlayan TTB basit bir dille AKP’nin sağlıkla ilgili tüm yalanlarını ortaya koydu. Sağlıkta 13 yıldır devam eden bir “Yalan Rüzgarı” olduğunu vurgulayan TTB, “Yalan-Gerçek” başlığıyla şu bilgileri verdi:

Yalan: Herkesin sağlığı doğduğu günden itibaren emin ellerde.

Gerçek: Öyle diyorlar ama, Samsun’da iki buçuk aylık Kübra bebek açlıktan öldü. Gazeteler sağlık skandalı haberleriyle dolu.

Yalan: Artık herkesin genel sağlık sigortası var.

Gerçek: Evet, adı “GSS” ama işsizlik sigortasından yararlanamayan işsizler, sigortasız çalışanlar, emeklilik için prim gününü doldurup yaşa takılanlar, kısmi zamanlı çalışıp primleri ayda otuz günden yatıranlar, primini ödeyemeyen esnaf, çiftçi, yani prim borcu olan milyonlarca yurttaş sağlık hizmeti alamıyor.

Yalan: Bütün hastaneleri sigortalılara açtık.

Gerçek: Evet, sigortalılar, hepsinde değilse de Sosyal Güvenlik Kurumu’yla sözleşme imzalayan özel hastanelerde tedavi olabiliyorlar. Yalnız milyarlarca liralık faturayı ödeyebilmeleri gerekiyor!

Yalan: “Bıçak Parası”nı kaldırdık.

Gerçek: Kalkmadı. Özel hastanelerde “İlave Ücret”e dönüştü.

Yalan: İlacımı istediğim eczaneden, üstelik yüzde 80 Ucuza alıyorum.

Gerçek: Sosyal Güvenlik Kurumu birçok ilacı ödeme listesinden çıkarttı. Bu ilaçların parasının tamamını vatandaşlar ceplerinden ödüyor.

AKP tarafından atılan bu gibi birçok yalan ve cevapları TTB’nin kitapçığında yer alıyor.

Soma Küpleri Kuantum Fiziginde


soma küpleri çözüm şekil
Soma küpleri düzensiz şekillerden düzenli şekiller elde etmek için kullanılır. Soma küplerinde üç küpten bir tane düzensiz şekil ve dört küpten altı düzensiz şekil oluşur. Toplam yedi düzensiz şekil oluşur ve bu yedi düzensiz şekillerin bir araya gelmesiyle bir küp oluşabilir.
 Küpten başka bu düzensiz şekillerle 27 değişik şekil elde edilebilir. Köprü, kule, piramit, yılan, yatak vb. Soma küpünün icadı Soma Küpleri yaratıcı bir kişiliğe sahip olan, şair, filozof, matematikçi ve bilgin Danimarkalı Piet Hein tarafından icat edildi . Başka bir kaynağa göre de ;soma küpleri Martin Gardner tarafından düşünülmüş ve tasarlanmış fakat Danimarkalı yazar Peit Hein tarafından 1936’da icat edilmiştir.
 Werner Heisenberg’ in Kuantum Fiziği dersi sırasında icat edildi. Heisenberg küplerin içindeki bir uzay diliminden bahsederken, Piet Hein meraklıca bu geometrik teoremi takip etmeyi düşündü. Soma Küp’ünden başka, yeni bir geometrik şekil meydana getirdi süper-elips ve sonra onun 3 boyutlu versiyonunu geliştirdi süper-elipsoid. Ayrıca Peit Hein 2 oyuncuyla oynanan çok popüler bir oyun geliştirdi; Hex. Peit Hein’ nin icatlarından birisi de Grooks ‘dur.
 Küplerin bütün şekillerine baktı ve 3 küpten sadece bir tanesini yapabildi. Sonradan 2 tane 3 boyutlu nesne yaptı. Sonradan bu 2 küpü 4 tane küpe çevirdi. Bunların 6 farklı yolla yapıldığını bilinmektedir. Bu önemli teorem şu an 7 parçaya ayrılmış şekildedir.

En Modern Okul


Gulsum Erdemli'nin fotoğrafı.

Resimde görmüş olduğunuz bu bina bir okul fakat öyle sıradan bir okul değil. Bu okul Dünyanın ultra zengin adamlarının ve E-Bay, Google, Apple, Yahoo ve Hewlett-Packard gibi teknoloji devlerinin çocuklarını okuttuğu “Waldorf School of the Peninsula” okulu.

Okulu ilginç kılan ve zenginlerin rağbet etmesine sebep olan tek bir özelliği var oda, “eski usul eğitim” yani bu okulda bilgisayar, leptop, yada tablet gibi hiçbir teknolojik alet bulunmuyor, akıllı tahtalar yerine eski karatahtalar, tebeşirler,kağıt kalem gibi tamamen çocuğun tüm becelerini ortaya koyacak eski malzemeler kullanılıyor.

Ayrıca örgü ve dikiş iğneleri ve bazen de çamurla atkvitelerin yapıldığı ve tamamen çocuğun el becelerini geliştiren bir çok ders var. Bunun dışında bolca oyun odaklı öğrenme ve hikaye anlatma var.

kısacası bu okuldaki bir çocuk yemek yapmaktan tutun, dikiş dikmek, bahçede çalışmak, heykel yapamaya kadar bir çok konuDa eğitliyor..

Bu eski usul eğitim çocuğun el becerisnden zeka gelişimine kadar her şekilde katkı sağlıyor…

Dünyanın en akıllı telefonlarını bilgisayarlarını üreten adamların, kendi çocuklarını teknolojiden uzak tutmalarının sebebini sanırım kolayca anlayabiliriz..

Teknolojik her cihaz başta çocuklarıda zeka tembelliğine yol açıyor. teknolojiyle haşir neşir olan çocukların radyasyona maruz kalmalarının yanısıra, obeziteye yatkın olmaları ve daha saldırgan bir ruh hali içinde olmalar,ı bir çok defa çocuklar üzerinde yapılan araştırmalarda dile getirlmişti…

Buna rağmen bir çok aile, çocuklarına daha iyi bir eğitim sağlamak için akıllı tahtalardan tutun her türlü teknolojik altetlerin olduğu okullları tercih etmeleri akıl işi değil. üstelik çoğu aile bununla övünüyor..

Ailelerin bilniçiszliği çocuklarının geleceğini riskalaltına koyuyor malesef..
Unutmayın ; çocuklarınız klaveyeyi iyi kullanması yada maosu iyi hareket ettirmesi, onun zihnini harekete geçirecek, el becelerlerini ortaya koyacak her türlü etkinlikten alıkoyarak, gün geçtkçe beden ve beyin tembeli olan biri haline getirir sadece…