KOKULAR VE İNSAN FREKANSLARINA ETKİLERİ


Kokular, tıpkı sesler ve renkler skalasına benzeyenbir dizi frekanstan ibarettir.
Beynimiz, beş duyunun verileri dahil, herşeyi frekanslar halinde algılar,
çiçeğin kokusu, metalin sertliği, rengin maviliği gibi
her algı, frekansların beyin tarafından koklama, görme gibi duyulara dönüştürülmüş halidir.

Her kokunun saniyedeki titreşim sayısı bize farklılıkları verir,
sümbülü veya papatyayı düşündüğümüzde, koku frekansını anımsayabiliyoruz.
DNA, çeşitli frekanslar yayınladığı için, böyle bir foton alışverişi, canlıların içte ve dışta, bu anlamda etkileşimlerini ortaya koyar.

Canlıların sahip olduğu frekans seviyeleri, megahertz (MHz) olarak ölçülebiliyor.

Tabi hepimiz, bu titreşimlerle tesir alışverişi yapabiliyoruz.
Yiyecekler, içecekler belli biyofrekanslarla ölçümlenirken,
koku ve esanslar, insan bedenindeki frekanslar üzerinde önemli etkilere neden olabiliyor.

Normal bir kişi 62 ile 72 MHz civarında bir frekans aralığında titreşiyor. Beynimiz normalde 72-90 MHz ile titreşirken,

sağlığın tehdit altında oluşu 58 MHz’de,
Kanser türü tablolar 42 MHz ile
ölüme yaklaşma anları ise, 25 MHz ile belirlenebiliyor.

Esans yağlarının 52-320 MHz aralığında değişen frekanslarına örnek vermek gerekirse;

Lavanta 118, Nane 78, Melissa 102, Gül 320, Ardıç 98, Alman papatyası 105 MHz.

Bazı deneyler eşliğinde, esansların, kokuların, tütsülerin, içki, yiyecek, kahve gibi maddelerin

frekanslarımızı düşürdüğü ya da yükselttiği tespit edilmiş.
69 MHz vücut frekansına sahip olan bir insan, sıcak bir çayı eline alır almaz,
beden frekansı değişir, çayı içtiğinde 61 MHz’e iner,
uçucu bir esansı koklar ve frekansı 68 MHz’e çıkar.

Negatif düşünce, insanın frekansını 10 birim düşürür,

güzel olan düşünceler ise, 10 birim daha yükseğe taşır.
Dua ve konsantrasyon çalışmaları oldukça yarar sağlayıp, 15 MHz’lik bir artışa yol açar.

Özellikle gül koklamak, gülsuyu ve gül esansı kullanmak büyük ölçüde frekans arttırarak,

fiziksel gücü sağlıyor, nöronların iletimini güçlendiriyor, zira gülün frekansı çok yüksek.
Hz. Muhammed’in (S.A.V) saf gül kokusu, kalp nurunu, temizliği, iç alemin nice sırlarını işaret eder.

Yuhanna 12:3-8 kısmında,

Meryem’in yarım litre kadar saf hint sümbülünden yapılmış değerli bir yağı Hz.İsa’nın ayaklarına döktüğü yazar.
İsa, Yahuda’ya, “Meryem’e ne yapması gerektiğini söyleme.
Bırak da, hoş kokulu yağı, benim gömüleceğim gün için saklasın” der.

Tevrat’ta ise, Özdeyişler.Bölüm 27: 9’da, 1 Davut oğlu İsrail Kralı Süleyman’ın özdeyişlerinde;

”Güzel koku ve buhur canı ferahlatır” sözü, bir diğer anlamda,
bu tür bir kokunun frekansımızı yükseltmekteki aracılığına örnek sayılabilir.

Düşük titreşimli kokuların 70 MHz altında oldukları biliniyor,

bunların da ruhsal dengeye yardımcı olabildikleri düşünülmüş.
Tabi bu frekans dizinleri içinde varsayılan somutluk ise, illüzyonun kendisidir,
herşey atom altı parçacıkların frekansları ile verilerini yayar.

BEYAZ KOKU.

Her kokunun tıbbi bileşenleri ayrı, kimi masumiyeti ve huzuru getirir,

uzaktan bile, gizli etkisini gösterir, insanın temel doğasına etkir.
Geçen yıl, bilim adamları 86 kokunun bileşiklerini aynı yoğunlukta damıtmıştı,
daha sonra, farklı bileşiklerden, değişik karışımlar oluşturulmuş,
en çok 43 adet olmak üzere, kokulardaki bileşik sayısı arttırıldığında ,
karışımlardaki kokuların birbirlerine benzerliğinin yoğunlaştığının saptanması ile ‘beyaz koku’ oluşturulmuştu. Bu türde bir beyaz koku, 30 ve daha fazla eşit yoğunluktaki bileşenden oluşuyor.

GÜZEL KOKU VE ŞUUR.

Keyfi etkileyen bir duyu ile güzel koku, sıklıkla zihni açıyor ve iyi çalıştırıyor.

Beyindeki olumlu çağrışımları hızlandırıp, hafızayı etkiliyor.
Felsefi bir simya ilkesi ile, aromaterapi bağlantısı da kurulabilir.
Belli kokuların kombinasyonları, mutlaka duygusal ve ahlaki yönde bile,
karakterlere ayrı ayrı faydalı ve tedavi edici fiziksel etkiler taşır.
Örneğin tütsü kullanımı, meditasyon sırasında bilinci yükseltmeyi kolaylaştıran bir uygulamadır.
Farklı kokular ve uçucu yağların, insan bilinci üzerinde farklı yararlı etkilere sahip olduğunu biliyoruz.
Japon bilim adamları, yasemin kokusunun, hızlı ve kalıcı öğrenmeyi sağladığını bulmuşlar.

Kokular, şuurumuza etkirken,
bazen de garip davranışlara ve hislere neden olabilirler,
parfümler hayal gücünü coşturabilir, çekiciliği arttırabilir.

Mistik manada, kutsal ritüellerde toplantılarda kullanılan koku ve tütsüler değişik şuur durumlarını tetikleyebilir.

Diğer yandan, bazı varlıkları cezbedici etkileri bulunan kokular, ikram edilen aromalar da gizemcilikte önem kazanır.

KISACA KOKU, VARLIKLAR VE İKRAM

Koku bir latife halindedir, ulvi alemlerin ve görevli meleklerin, ya da, müekkillerin,

ulvi ya da sufli olsalar da, kendilerine özgü koku çemberleri bulunur. Duygu ve düşüncelerin de kendi kokuları bulunur.

Kozmik anlamda melekler veya başka güç alanlarına ilişkin varlıkların kodları,
bir kokunun frekansına kayıtlanmış olabilir,
böylece bilinçaltı, onun enerjisi ie bağlantı kurmayı kesintiye uğramadan sürdürebilir.

Davetlerde celp anında koku duyulur,

ikram edilen koku ile, davet edilen görevlinin koku çemberinin, benzer frekansta olması esas alınır.
Bunlar ruhani armağan veya bir tür adsorbe edilecek besin, bir tür yiyecek haline gelebilirler.
Her tütsü yakıldığında, her zaman cazibe alanı oluşmaz, ancak amaca uyan işlemler yapılırsa bu mümkün olabilir.

Koku ile cezbedilen değişik enerji alanları bulunur.

Örneğin, sürekli ayni parfümü kullanan bir bayanın bayılmaları sıklaşır, çare bulunamaz,
parfümü bittiğinde, bir süre için alamayınca bayılmaları kesilir,
parfümü kullanıldığında yeniden başlaması ile saptanan olgu;
bu koku ile cezbedilen bir enerjidir ve bayanın nörolojik faaliyetini de olumsuz etkilemektedir.

AROMATERAPİK BAZI ÖRNEKLER.

Okaliptüs: Melankolinin, üzüntü ve endişenin dağılması.
Sandal ağacı: Derin düşünce, hayal gücünü yüksekliği.
Günlük: Olumsuz düşüncelerin, nazar enerjisinin uazklaştırılması, sükun.
Gül: Dinginlik, huzur, sevgi.
Limon: Rahatlama, sinir yatışması.
Yasemin: Anlayış, kavrama, mistik algı.
Lavanta: Enerji, şifa, arınma.
Papatya: Arı, içten duygular, sevinç hissi.

BEŞ MANEVİ KOKU.

Hui-neng, Zen Budisttir. 638 doğumludur, 713 yılında ölmüştür.

Sade yaşam ve onurunun önemini kavrayıp anlatmıştır.
Hui-neng, manevi koku metaforunu kullanarak, bilgelik yolunu göstermeye çalışmıştır.

Beş manevi koku:

1) AHLAK kokusunu süren;

kötülük, kıskançlık, açgözlülük, nefret, hırsızlık ve saldırganlık taşımaz.

2) DENGE kokusunu süren;

Kendi zihninde herhangi bir kesinti olmadan, nesnelerin iyi ve kötü özellikleri görme yeteneği ve istikrar kazanır.

3) BİLGELİK kokusunu süren;

hiçbir zaman kendi zihninde tıkanıklık olmadan, her zaman sağduyu ile
maddenin doğasını ve doğayı gözlemler, netlik sahibidir, iyilik ve nezaket özelliği taşır.

4) KURTULUŞ kokusunu süren;

zihnini nesnelere sabitlemekten kurtarmıştır.

5) SEZGİ VE AÇIK GÖRÜŞ kokusunu süren;

sessizlik içinde kendi özgün zihnini tanımayı, aydınlanmayı, uyumu,
bencil kişiliğin arınmasını sağlamıştır, gerçek doğasının bilgisine sahiptir.

Bilgi, uygun çaba ile, deneysel adımlarla, uygulamalarla elde edilebilir.

Bilgelik yolu uzundur ve dikkat gerektirir.
Sürekli farkındalıkla, beş manevi parfümü koklayarak, bu metaforu kullanan ise, iyi bir yolcudur.
Reklamlar

Fikriniz varmış,malınız gibi paylaşınız...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s