Meridyen Terapisi


Meridyen Terapisi Hakkında
“Meridyen Terapisi” terimi, bugünlerde farklı anlamlarda kullanılmaktadır. Bu makale bağlamında “Meridyen Terapisi”, Geleneksel Çin Tıbbı’nın iki temel tedavi uygulama alanından birini ifade eder.  Bu iki alandan biri “beden bazlı tedavi metodlarını”, diğeri ise “ilaç bazlı tedavi metodlarını” kapsar.  İlaç bazlı metodlar, bitkisel terapi (fitoterapi) ve beslenme yoluyla terapileri içine alır. Beden bazlı terapiler ise, kırık ve çıkıkların tedavisinde kullanılan fizik tedavi metodları ile Meridyen Terapisi metodlarını kapsar.
Meridyen Terapisi, Geleneksel Çin Tıbbı’nda binlerce yıldır bilinen, bedenin enerji kanalları üzerindeki belirli bölgeler ve noktaların akupunktur (iğne batırma), akupressür (el veya parmaklarla basınç uygulama), masaj, ısı, elektrik veya mıknatıslarla uyarılmaları yoluyla sonuç elde edilen tüm tedavi türlerini kapsar. Bu metodlar, hem kas-kemik sorunlarını, hem iç hastalıkları, hem de psikolojik rahatsızlıkları tedavi etmek için binlerce yıldır kullanılmakta olan yöntemlerdir.  Daha yakın dönemlerde, Jin Shin Do, EFT (Emotional Freedom Technique), Access Bars ve Aromaterapi gibi modern yöntemler de, Geleneksel Çin Tıbbı’nın meridyen enerji sistemini temel alarak, Meridyen Terapisi metodları arasında yer almışlardır.
Meridyenler Nelerdir?
Geleneksel Çin Tıbbı’na göre, insan anatomi ve fizyolojisinin en önemli unsuru, enerji kanalları veya meridyen sistemidir. Meridyen sistemi, bedeni dikey planda ve simetrik olarak kat eden, 12 sağ, 12 sol, 1 merkez ön, 1 merkez sırt, 1 merkez iç, ve 4 çift diyagonal, ayrıca bir de yatay olarak kesen toplam 36 enerji kanalından oluşur. Enerji kanallarının bedenin dış yüzeyinden en derin bölgelerine kadar altı katmana yayıldıklarını düşünürsek, sistemin son derece detaylı ve karmaşık, ama bir o kadar da düzenli ve işlevsel olduğunu kavrayabiliriz.
Bu enerji kanallarına “meridyen” denmesinin sebebi, büyük çoğunluğunun bedende dikey konumda olmasıdır. 12 çift sağ-sol dikey meridyenlerin her biri 12 “temel” organdan biriyle yakın ilişkiye sahiptir ve o organın adıyla adlandırılır (Mide kanalı, böbrek kanalı gibi).  Bunlara “olağan meridyenler” denir. Merkez, yatay ve diyagonal meridyenler organlarla direk bağlantılı değillerdir, organ meridyenlerinden daha derin ve homeostatik açıdan daha öncelikli sayılırlar.  Bunlara “olağanüstü meridyenler” denir.
Meridyen Terapisi Nedir?
Meridyenler, sinir sistemi ve dolaşım sistemi gibi, tüm bedeni, entegre bir bütün olarak bağlarlar.  Hatta Geleneksel Çin Tıbbı Meridyen Teorisinde, meridyenler sadece beden dahilinde iletişimi sağlamakla kalmaz, organlarımızla duyularımız, dokularımız, duygu ve düşüncelerimiz arasındaki iletişim ve uyumu sağlarlar.  Meridyen sistemi, tam anlamıyla, beden, zihin ve ruhun bütünlüğünü, işlevsel bir biçimde tanımlar.
Geleneksel Çin Tıbbı’nda, meridyen enerji akışının tıkanması ve dengesini yitirmesi, hastalığın başlıca sebebi olarak görülür. Enerji akışının tam olarak nerelerde, ne sebeplerle ve nasıl tıkandığının veya dengesini yitirdiğinin belirlenmesi ve buna bağlı olarak yeniden açılması ve dengelenmesi ise, tüm hastalıkların başlıca ve temel tedavi yöntemidir. Hangi teknik veya teknikler grubu kullanılırsa kullanılsın, Meridyen Terapisi metodlarının tümünün ortak amacı budur.
Hastalıkların Sebepleri
Geleneksel Çin Tıbbı’nın eski metinlerinde denir ki: “Pek çok hastalık vardır, ama aslında tüm hastalıkların pek az sebebi vardır”.  Meridyen enerjisinin tıkanmasını sağlayarak hastalıklara zemin açan birkaç sebep belirtilir.  Bunlardan en önemlileri, duygularımızı aşırı bir şekilde deneyimlemek, yanlış yemek yemek, yetersiz miktarda hareket etmek ve yeteri kadar dinlenmemektir.  Bunlar dışında kazalar ve zehirlenmeler vardır.
Bu sebepten dolayı, Geleneksel Çin Tıbbı, Meridyen Terapileri ve Bitkisel Tıp gibi tedavi metodlarının yanısıra, beslenme ve yaşam tarzının düzeltilmesi ve dengelenmesini de önemle vurgular.  Bunlardan da önemlisi, hastanın psikolojisinin olumlu yönde teşvik edilmesi, duyguların dengelenmesi ve kişinin iyileşebileceği ve tamamen sağlıklı olabileceği arzu ve inancını kazanmasıdır.
Meridyen Terapisinin, özünde hastalığa göre değil, kişiye göre tedavi uygulamayı amaçlamasını vurgulamalıyız.  Geleneksel Çin Tıbbı’nın en eski metinlerinde denir ki: “Pek çok hastalığa aynı tedavi uygulanabileceği gibi, tek hastalığa pek çok farklı tedavi uygulanabilir.  Hangi hastalığa hangi tedavi uygulanacağı, hastalığa göre değil, hastaya göre belirlenir”.  Diğer bir deyişle, hastalığın ne olduğu kadar, hastalığa sahip olan kişinin kim olduğu da, büyük önem taşır.
Hastalığı değil de, kişinin kim olduğunu temel almanın diğer önemli yanı da şudur: Bilinç, odaklandığı şeyin gerçekliğini güçlendirir. Bu yüzden, hastalığın kendisi, ne terapistin, ne de hasta olan kişinin, bilinçlerinin odak merkezi olmamalıdır.  Konvansiyonel tıbbın düştüğü belki de en büyük hata budur. Meridyen Terapisi, kişinin özünde kim olduğunu anlamaya çalışır ve bunu baz alarak, kişinin varlığının temelini oluşturan yaşam enerjisinin, bozulmuş ahenk ve dengesini yeniden sağlar.  Yani Meridyen Terapisi, sağlığı yüzeysel, semptomatik ve geçici olaral değil, kökten, bütünsel ve kalıcı olarak sağlama bilimi ve sanatıdır.
Meridyen Terapisi Nasıl İşler?
Geleneksel Çin Tıbbı’na göre insan fizyolojisinin temelini, yaşam enerjisi ve genetik bilgiyi taşıyan bir enerji meridyenleri ağı oluşturur. Meridyenlerin önemli bir görevi de, insanların iç enerjileriyle, dış dünyanın etkileşimini sağlamaktır.  Geleneksel Çin Tıbbı’nda denir ki: “Meridyenler sayesinde içeride ne oluyorsa, dışarıdan görünür ve dışarıdan ne yapılırsa, içeriyi etkiler.”
Meridyenler üzerinde, bu iç-dış etkileşiminin daha güçlü olduğu belirli noktalar vardır.  Akupunktur noktaları olarak bilinen bu noktalar, karmaşık bir elektrik devresinin sigorta kutuları gibi ulaşılabilir yerlere yerleştirilmiştir ve enerjinin akışını kontrol ederler. Enerji akışı bir bölgede aşırı artar veya yetersiz kalırsa sigorta gibi atabilir veya kilitlenirler.  Bu yüzden, bir Meridyen Terapisi metodu olan Jin Shin Jyutsu’da bu noktalara “Enerji Güvenlik Kilitleri” denir. Bu noktalardan biri kilitlendiğinde, onun bağlı olduğu tüm meridyenin enerjisi ve onunla yakın bağlantılı diğer meridyenler, ayrıca noktanın bulunduğu alan, bu tıkanıklıktan etkilenir.  Bu durum da, dengesizliğin başlangıcıdır.  Eğer tedavi edilmezse, bu dengesizlik zaman içinde, bağlantılı dokuların ve organların, işlevlerine devam etmek, arınmak ve yenilenmek için ihtiyaçları olan yaşam enerjisinden mahrum kalmalarına ve dolayısıyla hastalığın oluşmasına sebep olur.
Bu süreci tersine döndürmek için, tam olarak hangi meridyenlerin, ne şekilde dengelerini yitirdiklerini, ve üzerlerindeki hangi noktaların kilitlendiğini tespit etmemiz ve bu noktalardaki enerji akışını açarak dengeyi tekrar sağlamamız gerekir. Ciddi bir hastalık oluşmuş olsa bile, bedenin daha hızlı ve tamamen iyileşebilmesi için ihtiyacı olan en önemli yardım, yaşam enerjisinden mahrum kalmış bölgelere, enerjinin yeniden ulaşmasının sağlanmasıdır.
İğneli ve İğnesiz Metodlar
Akupunktur, Meridyen Terapisi’nin dahilindeki metodlardandır. Meridyen Terapisi dahilindeki tüm metodlar aynı temel teorilere tabidir.  Ne var ki, Meridyen Terapisi’nin Japonya’daki gelişim sürecinde, iğnelerin kullanımı çok azaltılmış veya bazen tamamen bırakılmıştır. İğne kullanımı, becerilerini üst düzeyde geliştirmiş pek çok meridyen terapisti tarafından, etkili sonuçlar almak için gerekli görülmez, hatta bazen etki azaltıcı olduğu düşünülür. İğneler can yakabileceği için, pek çok hasta tedavi esnasında kendini rahat bırakamaz. Japon ekolünün hocaları, en derin şifanın, sadece hastanın bedeni seansta tamamen gevşediğinde ve zihni huzurlu, meditative bir hale girdiğinde gerçekleştiğini gözlemlemişlerdir.  Beden, zihin ve ruhun bir bütünlük halini deneyimlediği bu şifa sürecinde, yapılan terapinin etkisiyle bütünsel ve derin iyileşme gerçekleşir.
Etkili sonuç alınması için, sorunun kökündeki dengesizliğin hangi meridyenlerde ve noktalarda bulunduğunun doğru tespit edilmesi ve bu meridyen ve noktalara, mümkün olan en güçlü uyarının değil, en doğru olan ama nazik bir uyarının uygulanması gereklidir.
Hazırlayan: Dr. Onur Aydınoğlu
Dr. Onur Aydınoğlu
Dr. Onur Aydınoğlu, yüksek lisans ve doktora eğitimini gördüğü ABD’nin Washington Eyaleti’ndeki Bastyr University’de Geleneksel Çin Tıbbı, Akupunktur, Bitkisel Tıp ve Naturopatik Tıp üzerine uzmanlık kazandı. Daha sonra New Mexico Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin entegre tıp merkezi Center For Life’da uzman hekim, Southwest Acupuncture College’da ise kadrolu öğretim görevlisi olarak hizmet verdi. 12 yıldır doğal ve bütünsel tıp, 20 yıla yakındır da meditasyon, çigong, taiçiçuan, nefes ve enerji çalışmaları ile yakından ilgilenmektedir.  1 yıldan beri, Kadıköy Moda’da, Ayurveda uzmanı olan eşiyle beraber, kendi kurduğu Heal İstanbul Doğu Şifa Sanatları Merkezi’nde doğal sağlık danışmanlığı ve terapileri hizmeti sunmaktadır.
Reklamlar

Fikriniz varmış,malınız gibi paylaşınız...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s