YAPILAN 10 GİZEMLİ DENEY


1.http://tr.wikipedia.org/wiki/Philadelphia_Deneyi

philadelphia deneyi

deneyin başlaması

Deneyin temelinde Einstein’in Birleşik Alan Teorisi vardı. Teori, basitce, nesneler arası çekim esası ve elektromanyetizma üzerine kurulmuştur. Einstein, 1920’lerden itibaren bu teorisi üzerine yoğunlaşmış, 1925-1927 yılları arasında Almanya’da, bir fizik dergisinde yaptığı çalışmaları yayımlamış, ancak bu çalışmalarını hiçbir zaman tamamlayamamıştır.
İddiaya göre deneyin çalışmaları 1930 yılında Chicago Üniversitesinde başlamış, bir yıl sonra da Princeton Üniversitesinde devam ettirilmişti. Hatta Albert Einstein Dr.John von Neumann ve Dr.Nikola Tesla’nın da zaman zaman proje dahilinde çalıştıkları iddia edilmiştir.
Birleşik Alan Teorisi’nin deneye uygulanışı ise “çok güçlü bir elektromanyetik alan oluşturup gemi üzerine gelen ışığı (ve radar sinyallerini) kırarak ya da bükerek optik görünmezlik sağlamak” şeklinde düşünülmüştü. Bu doğrultuda 75 KVA gücündeki iki dev jeneratör geminin ön top taretlerinin altına monte edildi, buradan geminin güvertesine 4 manyetik ışın yayılacaktı. 3 RF vericisi (her biri iki megavat CW gücündeydi ve onlar da güverteye monte edilmişti). 3000 adet 6L6 güç artırıcı tüp, iki jeneratörün oluşturduğu gücü yayacaklardı, özel eşleme ve modülasyon devreleriyle diğer ekipman, oluşan kütlesel elektromanyetik alanları kullanılırlığa indirgerken, kırılmış ışınlar ve radyo dalgaları gemiyi saracak ve sonuçta gemi düşman gözlemcileri için görünmez olacaktı.

Amaç görünmezlikti fakat iddiaya göre donanma bu deneyde tesadüfen de olsa maddenin ışınlanmasını gerçekleşti

gerçekleştirilişi

Allende, deneyin 22 Haziran 1943’te sabah 09:00’da jeneratörlere güç verilerek başlatıldığını söylüyordu. Bu aşamadan sonra yeşilimsi bir sis gemiyi örtmeye başlamış ve USS Eldridge ortadan kaybolmuştu. Devamını şöyle anlatıyordu Allende :

“Bir an sadece geminin çapasını görebildim, sonra o da kayboldu, ortada artık ne sis ne USS Eldridge vardı; bomboş denize bakıyorduk, bizim gemide bulunan üst rütbeli subaylar ve bilim adamları korku, dehşet ve heyacan içinde nefeslerini tutarak bu inanılması güç başarılarını seyrediyorlardı. Gemi ve mürettebatı hem radarda hem de gözlerimizin önünde yok olmuştu. Her şey planlandığı gibi yürüyordu, 15 dk. sonra emir verildi ve jeneratörlerin şalteri kapatıldı. Önce hiçbir şey olmadı, arkasından yeşil sis tekrar ortaya çıktı ve USS Eldridge yeniden görünmeye ve ortaya çıkmaya başladı ama gemi nereye gitmiş ve nereden geliyordu? Sis azalırken, birşeylerin tuhaf gittiğini hissediyorduk. Hemen gemiye yanaştık, ilk önce mürettebatın çoğunun geminin yanından sarkıp kustuklarını gördük, diğerleri ise geminin güvertesinde şaşkın şaşkın dolaşıyorlardı,sanki hiçbirinin bilinci yerinde değildi. Yetkili ekipler gemiye girerek bütün mürettebatı kısa süre içerisinde uzaklaştırdılar ve yerlerini hazır bekletilen yeni bir mürettebat aldı. Bir iki gün sonra, yeni bir deneye daha karar verildi. Gemi istenen radar görünmezliğine ulaşmıştı, donanım değiştirildi ve 28 Ekim 1943’te deney yine aynı gemide tekrarlandı. Jeneratörler çalışmaya başladıktan hemen sonra Destroyer hemen hemen görünmezlik çizgisine ulaşmıştı, sadece burnu ve arkası görülüyor, arada ise bazı çizgiler belli belirsiz seçiliyordu. Sonra sadece su üzerinde tekne boyunda bir çizgi kaldı. Bir iki dakika sonra mavi bir ışık parladı ve o çizgi de yok oldu. Şimdi gemi tamamen yok olmuştu. Birkaç dakika sonra millerce uzakta Norfolk’ta ortaya çıktı. Göründükten biraz sonra bilinmeyen bir nedenle yine kayboldu ve Philadelphia’da tekrar ortaya çıktı. Bu kez durum çok ciddiydi, tüm mürettebatın başı beladaydı. Bazıları yok oldu ve bir daha geri dönmedi. Bu olayın en korkunç bölümü ise beş denizcinin geminin eriyen ve sonra yine katılaşan metal levhalarının içinde kalmalarıydı. Bu çok feci bir durumdu. Denizcilerin birisi kurtuldu fakat bir daha eski haline dönemedi. Aklını tamamen yitirmişti ama yapacak hiçbir şey yoktu. Bazılarının psişik yetenekleri gelişmişti, sokakta yürürken kaybolan ve yine ortaya çıkan insanlar vardı. Manyetik alanın içinde kalan mürettebattan kaybolanlar ancak birisinin yüzüne ve eline dokunulmasıyla görünür hale geliyorlardı, yani dokunmanın giysinin olmadığı bir yere yapılması gerekiyordu. “Donma” adı verilen bu olay saatlerce, günlerce sürebiliyordu, hatta bir tayfa tam altı ay donduktan sonra kurtarılabilindi. Elektronik kamuflaj başladıktan sonra geminin ve mürettebatının bütünüyle kaybolup,çok uzak bir yerde ortaya çıkıp ve sonra yeniden geri dönmesine neden olan neydi?”

Bu hikâyeye göre USS Eldridge, 28 Ekim sabahı Philedalphia limanından 640 km. ötedeki (375 mil) Norfolk askeri deniz üssüne gidip tekrar gelmiş ve bu olay birkaç dakika içerisinde olmuştu. Jessup bu inanması güç hikâyeye temkinli yaklaştı. Allende’ye gönderdiği cevapta daha fazla ayrıntı ve varsa olayın gerçekliğiyle ilgili kanıtlar istedi. Allende’nin cevabı ise aylar sonra geldi, fakat bu sefer gelen mektupta Carl M. Allen imzası vardı. Allen kanıtı olmadığını yazıyordu ancak hipnoz seansına katılabileceğini ya da pentotal (bilinci uyuşturarak iradeyi kıran doğruyu söyleten bir ilaç) alarak gördüklerini anlatabileceğini savunuyordu. Jessup bu mektupdan sonra yazışmamaya karar verdi.

2.area 51

http://tr.wikipedia.org/wiki/51._B%C3%B6lge

sahibi Amerika Birleşik Devletleri Savunma Bakanlığı ve Amerika Birleşik Devletleri Hava Kuvvetleri olan ve bilindiği kadarıyla uçak ve düşman silahları inceleme, analiz etme ve araştırma merkezi olarak kullanılmakta olan yerdir. Yeni uçakların da test ve geliştirme yeri olarak da kullanıldığına inanılmaktadır. UFO teorilerinin de üzerinde üretilmesi ile ünlüdür.

51. Bölge, ABD Las Vegas’ın 153 km. kuzeyinde, Groom Gölü yakınında olup Nevada Test Sahasi ve Nellis Hava Kuvvetleri Sahası ile çevrelenmiştir. En yakın yerleşim birimi, hemen kuzey sınırında bulunan Rachel kasabasıdır. 51. Bölgenin içinde bulundugu arazi 76 km. karedir ve bu ebat Connecticut Eyaletinden biraz küçük olup, Lübnandan ise biraz daha büyüktür.

Las Vegasdan 130 mil kadar uzaklıkta, ıssız Nevada Otoyolu 375’de Mile Marker LN 29.5’de, yöreden bir çiftçi tarafindan kullanilan tek bir posta kutusu vardir. Black Mail Box (siyah posta kutusu şimdilerde beyaz), bu geniş otobandaki tek sınır noktasi olduğu için burası, inançlı insanların geldiği yerdir. Bu sınırın öte tarafi olan 51. Bölge topraklarına giriş kesinlikle yasaktir. Etrafa girilmez ve güvenlik güçleri girenleri öldürme yetkisine sahiptir yazılı büyük levhalar vardır ve her taraf güvenlik kameralarıyla çevrilmiştir. Ne karadan ne de havadan bu çok gizli üssün 30 mil etrafına hiç kimse yaklaştırılmamaktadır.

51. Bölge’nin özel güvenliği Cammo Dudes ismi verilen bekçiler sağlamaktadır. Sınıra yaklaşan insanları ve araçları belli bir zamandan sonra uyarmakla görevlidirler. Şayet uyarı sonucu siviller sınırdan ayrılmazsa yüksek miktarda para cezası kesilmektedir. Cammo Dudeslerin rütbesi yoktur. 51. Bölgeye yetkisiz hiç kimse alınmadığından daha üst düzey askeri görevlilerin öldürme yetkisi bulunmaktadır.UFO’ların ve uzaylıların burada tutuldukları söylentileri vardır.[1]

HATTA OYUNLARA ŞARKILARA SEBEP OLMUŞTUR ÖRNEK GTA SAN ANDREAS

şarkısıda vardır

3.MANHATTAN PROJESİ

, nükleer silah üretmek üzere II. Dünya Savaşı sırasında ABD, Kanada ve İngiltere tarafından başlatılan proje. Projenin bilimsel başkanlığını fizikçi Robert Oppenheimer, askeri başkanlığını ise General Leslie R. Groves üstlenmiştir.

Proje başarıyla sonuçlanmış, 16 Temmuz 1945 tarihinde Trinity adı verilen denemede dünyanın ilk nükleer bombası New Mexico eyaletinin Alamogordo kenti yakınlarında patlatılmıştır.

TRİNİTY NİN RESMİ

patlama anı

4.TESLANIN H.A.A.R.P DENEYİ

tesla ozaman yaptıhı deprem aygıtıyla çalıştırmış ve bunun sonucunda manhattanı 4 saat boyunca aralıksız titretmiştir

Bu projenin hayata geçirilmemesi için birçok ülkede kampanyalar olmuştur. Çünkü HAARP projesi iklim kontrol ve yapay deprem silahı olarak kullanılabilme iddialarından dolayı çok tartışmalı bir konu halini almıştır. [1]

HAARP, Pentagon’un kontrolünde ve ABD ordusunun hizmetinde olan önemli bir projedir.

Alaska’daki merkezde şu anda, yüksek frekansta radyo sinyali yayınlayabilen toplam 180 adet anten bulunmaktadır. Bunların yanı sıra, çok yüksek frekanstaki sinyallerle ilgili çalışmalarda kullanılacak olan bir radarın yapılması da planlanmaktadır.

HAARP projesi kapsamında, iyonosferin ısıtılması yoluyla VLF (çok düşük frekans) dalgaları da üretilmektedir.

Elektromanyetik dalgalar üzerine birçok deneyin yapıldığı bu alan uçaklar için çok tehlikelidir. Bu yüzden HAARP tesislerinde, uçak kontrol sistemi kurulmuştur. Herhangi bir uçağın yaklaşması durumunda antenlerin faaliyetleri otomatik olarak durdurulmaktadır.

5.rusların kafa deneyi

ruslar 1950 yıllarında ölü bir köpeğin kafasını keserek canlandırıyorlar sonra deney kesilince köpek de ölüyor

6.TUNGUSKA OLAYI

Tunguska olayı, 30 Haziran 1908 günü sabah saat yaklaşık 7:45 sularında Sibirya’nın orta kesimlerindeki Podkamennaya Tunguska Irmağı yakınlarında oluşan büyük gök patlamasının adıdır.

Patlama 10-15 bin tonluk bir dinamit kütlesinin patlamasına eşdeğerdi. Kesin olmayan verilere göre patlamanın nedeninin, bir kuyruklu yıldız parçasının ya da meteorun yere çarpması olduğu sanılmaktadır. Cismin atmosfere yaklaşık 100.000 km/sa hızla girdiği ve ağırlığının 100.000 ile 1.000.000 ton arasında olduğu varsayılmaktadır.

Patlama bölgesi ilk olarak Rus bilim adamı Leonid Alekseyeviç Kulik tarafından 1927-1930 yılları arasında incelendi. Olayı uzaktan gözleyenler önce bir ateş topu gördüklerini ve ardından yer sarsıntısıyla birlikte, güçlü sıcak rüzgarların oluştuğunu söylediler. Avrupa’daki sismograflar, patlamanın neden olduğu sismik dalgaları saptadılar. Patlamanın alevleri yaklaşık 800 km uzaktan görülmüştü. Cisim atmosferde buharlaştığından çevreye çeşitli gazlar yayılmış ve olaydan belli bir süre sonra bile Sibirya ve Avrupa’da geceleri gökyüzünün parlak bir renk almasına neden olmuştur.

AYRICA METALLİCANIN KLİBİ

http://aliens.wikia.com/wiki/Tunguska_Spore

7.MISIR PİRAMİTLERİ

BEYLER BU KONU HAKKINDA BAYA BİR İDDİA ORTAYA ATILDI BAZILARI FİRAVUN İÇİN MEZAR DEDİ BAZILARI UZAYLI DEDİ FAKAT ASLI ŞU OLABİLİR

PİRAMİTLER NE MEZARDI NE MABET PİRAMİTLER DEV ENERJİ SANTRALLERİYDİ HATTA ONLARDAN EVASA BİR TESLA COİL YAPILABİLİRDİ BUYRUN BUDA ENERJİYLE DOLUYKEN ÇEKİLMİŞ FOTOSU

buyrun buda şematik planı

BUDA NİCOLA TESLANIN ENERJİ SANTRALİ PLANI

buda tesla coil

 

8.bluebeam projectör deneyi

beyler bluebeam aslında bir yansıtma iluzuyon deneyidir

bu deneyin amacı ışıkları kullanrak hava ilizyon yapmaktır

bunun örneklerinden biriside şudur

resme bakarsanız bluebeam oldğunu görürsünüz

burası pekin arkadakide ay değil dikkalti bakarsınız yansıma olduğunu görürsünüz

9 .KLONLAMA DENEYİ

klonlama deneyi 1902 lerde bşalayıp doly le devam etti

olay şu Dolly Ian Wilmut,Keith Campbell ve Edinburgh Üniversitesi’nin bir parçası olan Roslin Enstitüsü’ndeki bilim adamları ile Birleşik Krallık,İskoçya’daki Edinburgh’ün yakınlarında yer alan biyoteknoloji fabrikası PPL Therapeutics tarafından klonlandı.Dolly’nin klonlanması için gerekli finansman PPL Therapeutics ve Tarım Bakanlığı tarafından sağlandı.5 Temmuz 1996’da doğdu ve ilerleyen akciğer hastalığı nedeniyle 6 yaşına kadar yaşadı. Dolly BBC News ve Scientific American’ı da kapsayan kaynaklar tarafından “dünyanın en ünlü koyunu” olarak adlandırıldı. Dolly’nin klonlanmasında donör olarak kullanılan hücre meme bezinden alındı ve böylece vücudun spesifik bir bölgesinden alınan hücrenin bütün bir bireyi yeniden yaratabileceği ve sağlıklı bir klonun üretilebileceği kanıtlanmış oldu. Dolly’nin ismiyle ilgili ise Wilmut şöyle belirtti: “Dolly bir meme bezi hücresinden türetildi ve biz Dolly Parton’ınkilerden daha etkileyici bir şey düşünemedik

Dolly üç annenin kullanılması sonucu 5 Temmuz 1996’da doğdu (bir tanesi yumurta hücresinin eldesinde,bir diğeri genetik materyal eldesinde ve üçüncüsü ise klonu taşımada görevliydi). Yetişkin bir vücut hücresinden alınan hücre nükleusunun , döllenmemiş fakat gelişmekte olan ve çekirdeği çıkarılmış bir yumurta hücresine transfer edildiği Somatik Hücre Nüklear Transfer tekniği kullanılarak üretilmiştir. Daha sonra bu melez hücre,bölünmesi için elektrik şoklarıyla uyarıldı ve blastosist evresine geliştiğinde taşıyıcı bir anneye nakledildi. Dolly yetişkin bir memeliden alınan hücre ile üretilen ilk klondur.Dolly’nin varlığı 22 Şubat 1997’de halka duyuruldu.Bu durum medyada büyük dikkat uyandırdı.Koyun ile oynayan İskoç bilim adamları televizyonda yayınlandı ve TIME dergisi koyun Dolly’i baz alan özel bir rapor hazırladı. Science dergisi Dolly’yi “yılın buluşu” olarak gösterdi.Dolly klonlanan ilk canlı olmasa bile medyada büyük dikkat uyandırdı çünkü o yetişkin bir hücreden klonlanan ilk canlıydı.

dolly nin resmi

10.PSİKOLOJİ DENEYİ

1960’larda 10 askeri taşıyan bir uçakta “Motorumuz bozuldu, iniş takımlarımız da çalışmıyor. Okyanusa acil iniş yapacağız” anonsu yapıldı.

Ardından son anlarını yaşadıklarını düşünen askerlere “ordunun ölümlerinde kusuru olmadığını” ilan eden bir sigorta formunu doldurmaları istendi. Askerlerin tamamı formu doldurdu. Deneydeki amaç stres yönetimiydi.

Reklamlar

Fikriniz varmış,malınız gibi paylaşınız...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s