Para yerine takasla alışveriş


Hollanda’da son zamanlarda giderek yaygınlaşan ihtiyaçların takasla karşılanması yönteminin fikir babaları iki Türk. BBC’nin Lahey muhabiri Yusuf Özkan, yaşadığı deneyimi ayrıntılarıyla anlattı

 Cumartesi öğleden sonra kapı çaldı. Tanımadığım genç bir kadın, “Ceket için geldim” dedi. Boş boş yüzüne bakarken, eşim yetişti. Elindeki poşeti kadına uzattı. Aynı şekilde karşı taraf da bir paket verdi. Vedalaşıp kapattı kapıyı. Paketten iki kutu küp şeker çıktı.

Hollanda’da son dönemde iyice yaygınlaşan bir alışveriş şekline “değiş tokuş” a tanıklık etmişim meğer. Oğlumuza küçük gelen çok az giyilmiş bir kışlık ceketi, 2 kutu küp şekerle değişmiş eşim. Ekonomik krizin alım gücüne etkisi mi dersiniz, insanların dayanışmayı, yardımlaşmayı yeniden keşfi mi? Bu yöntem artık çok yaygın. Sosyal medya aracılığıyla bir araya gelen insanlar, para yerine eski çağlardaki gibi takas yoluyla alış verişi tercih ediyorlar.
Özellikle Facebook üzerinde yüzlerce grup oluşturulmuş. Her köy, kasaba, kent ve eyalete ait çok sayıda değiş tokuş sitesi var. Büyük bölümünde para geçmiyor. Alışverişler takas yoluyla yapılıyor. Para geçenlerde ise, “5 ya da 10 euro’yu aşmama” koşulu var.

 İhtiyaçlar belirliyor

Resim çerçevesinden çocuk giysisine, spor aletinden mobilyaya kadar iğneden ipliğe ne ararsanız var. Bir kondisyon bisikletine 3 paket kuru kedi maması değer biçmiş bir satıcı. “Paketi 3 euro” diye not düşmeyi ihmal etmemiş. Bir başkası, iki adet çerçeveli resim için bir kavanoz fındık ezmesi istiyor. Giymediği kabanını bir paket kahve filtresine değişmek isteyen de var, oyuncak karşılığı bir paket cips isteyen de. Kimi gruplar da tamamen yardım amaçlı. Parası olmayanlar için imece usulü yardımlaşma yapılıyor. Profilinden Afrika kökenli olduğu anlaşılan bir kadının ev eşyası talebine çok sayıda yanıt gelmiş. Hepsi yakın köy ya da kasabalarda… Ancak, kadının bunları taşıyacak aracı yok. Bir gönüllü not düşmüş, “bir römork ayarlarsan, ben arabamla taşıyabilirim” diye. Bunu gören bir başkası yetişmiş yardıma: “Bizde römork var, adresi mesajla yolluyorum, gelip al.” 11 yaşındaki kızına ikinci el iç çamaşırı ve giysi arayan bir anneye de yine aynı hızla birçok kişi tarafından yardım eli uzatılmış.

 “Gezi ruhu” nun etkisi

Hollanda toplumunun yeniden keşfetmeye başladığı dayanışma ve yardımlaşma biçimine ön ayak olanlar da Amsterdam’da yaşayan Çiğdem Şenel ve Selim Doğru… Gezi protestoları sonrasında Facebook üzerinde oluşturdukları “Hollanda Sosyal Dayanışma Ağı” bu alandaki ilk örneklerden biri. Selim Doğru, oluşturdukları grubu, “Gezi’nin bizlerin hayatına kazandırdığı hediye” olarak değerlendiriyor. Daha önceleri hiç bir araya gelmemiş ama aynı dünya görüşüne sahip insanlar, bu sayede buluşmuş. Otantik yaşam tarzını, imece ve yardımlaşmayı esas alan bir birliktelik başlamış. Selim Doğru, bu grup sayesinde birçok kişinin gereksinimini karşıladığını, yardımlaşmanın mutluluğunu yaşadığını anlatıyor. Grup, sadece eşya takasıyla sınırlı kalmamış. Bilgi, deneyimi de dostluk paylaşımı da girmiş devreye. Bu sayfa yoluyla birçok kedi ve köpek de güzel aileler, evler bulmuş. Dolayısıyla sadece insanlara değil hayvanlara da yararlı bir girişim. Selim Doğru, Hollanda Sosyal Dayanışma Ağı’nın amacını şöyle özetliyor: “Gezi, yepyeni bir yaşam biçiminin ipuçlarını veren eylemler de gerçekleştirdi. Bu yeni yaşama biçimi dayanışma içinde, daha az tüketerek, ötekileştirmeden, bölünerek değil birleşerek, cepheler kurarak değil yan yana, yardımlaşarak, paylaşarak yaşamayı öneriyor. Aslında bu bir anlamda dayatılmış kapitalizme karşı çıkıp özümüze, aslımıza dönme olarak da değerlendirilebilir. Çünkü Türkiye kültürünün özünde doğal olarak var olan bu dayanışmayı biz özellikle 80’li yıllardan itibaren kaybetmiş, kaybettirilmiştik.”

 Takas pazarı düzenleniyor

Grup, şu ana kadar Amsterdam’da 2 “takas pazarı” düzenledi. Takas pazarında, konserler ve gösteriler eşliğinde binlerce kişi bir araya geldi. Pazarda yok, yoktu… Kitap, CD, oyuncak, giysi, ev eşyası, takı, süs, elektronik eşya… Aklınıza ne gelirse. Herkes eşyasını getirip uygun masalara, raflara bırakıyor ve almak istediği ne varsa alıyor. Ne getirdiği ile ne aldığı arasında hiç bir bağ, hesap yok. İsterse birisi hiç bir şey getirmemiş olsun, yine de ne istiyorsa alabiliyor, yiyip içebiliyor. Hiçbir şekilde karşılık ve hesap kitap olmadan… Özellikle Hollandalılar her şeyin parasız olduğu bu pazarı anlamakta zorluk çekiyorlar. Önce şaşırıp, sonra sahipleniyorlar. Gelenler hep bir sonrakinin ne zaman olacağını soruyor ve eşya getirmek istediklerini söylüyorlar.

Reklamlar

Fikriniz varmış,malınız gibi paylaşınız...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s