Kurân-ı Kerim’in bir matematik mucizesi ve kodlaması vardır şüphesiz fakat ben bu araştırmamda matematiksel hesaplamalar, tarihlerden çıkarımlar vs. yapmadım.

Ben temel fizik yasaları ile kuranın bu ayeti arasında bağlantı kurdum. Ebced hesabı ile yapılan matematiksel hesaplamalara çeşitli itirazlar veya önermeler gelebilir, fakat temel doğa yasaları herkes için sabittir.

Bu konuda daha önce yapılan araştırmalar hep 19 sayısı üzerinde durmuştur. Hâlbuki Kurân Müddessir suresinde yer alan ayeti ”Üzerinde 19 vardır” demektedir (Müddessir suresi 30). Hâlbuki Kurân’da 19 vardır diyebilirdi. Israrla ayette ‘üzerinde 19 vardır’ denmiştir neden?

Kuantum Fiziği ve tıp konulu araştırmalarım esnasında dikkatimi çeken fizikte kullanılan rakamların matematiksel büyüklükleri sebebi ile genellikle 10 üzeri 19 (yani:1019) gibi üssü değerler ile ifade edilmesiydi. Yani aynen ayette geçtiği şekilde ”üzerinde 19 vardır” ya da ”10 üzeri 19″gibi…

Bence bu ayette bir matematiksel değer ifade ediliyorsa, bu o değerin 19 katını ifade etmektedir ki ayette ”Bu gerçekten büyüklerden biridir”(Müddessir suresi 35) denilerek rakamsal büyüklük yanında çok çok önemli hayati bir rakamsal değere işaret vardır.

Peki, bu işaret edilen rakamlar ve kodlanan ne olabilirdi?

Sure devamında 32- Hayır Ay’a and olsun 33- Dönüp gittiği zaman geceye 34- Ve ağardığı zaman sabaha 35- Bu gerçekten büyüklerden biridir. 36- İnsanlar için bir uyarıcıdır. 37- İlerlemek ya da geride kalmak isteyenleriniz için. (Müddessir suresi, 32–37)

Ayetlerden anlaşılan gerçekten büyük ve önemli bir değer bulmamız gerekmektedir. Bu öyle bir rakamsal değer olmalı ki gerçekten büyük ve önemli olsun, mesela dünya ile ay mesafesi olsa önemli midir? Cevap evet olacaktır, dünyanın çevresi veya aklımıza gelebilecek her sayı önemli bir sayı olabilir. Benim için yaşım, sizin için denizlerdeki su miktarı önemli bir sayı kabul edilebilir. Fakat bu sayılar ve değerler evren için çok önemli sayılar olmaz. Ay için güneş için yani evren içinde önemli bir değer bulmamız lazım.

Evren ölçeğinde çok önemli bir sayı, ancak kuantum fiziğinde olabilirdi ve gerçekten de karşıma çıktı.

Şimdi bu çok büyük sayıya bir bakalım; Evren’imizin bütünü maddeden oluşur. Bir ağacın gövdesinden yaprağına, bir insanın gözlerinden ellerine, kadar her şey maddedir.

Maddenin en küçük birimiyse atomdur. Atomun çekirdeğindeki pozitif yüklü Proton ve yüksüz Nötron temel maddelerdir. Negatif yüklü Elektron ise çekirdeğin çevresinde döner.

1-Protonun Yükündeki İlginç Ölçü: Evrendeki bütün protonlar 1,6 x 1019 (10 üzeri 19)değerinde pozitif yüke sahiptirler. Protonun kütlesi elektronunkinden 1836 kez daha fazladır. Ama buna karşın, bilinmeyen bir nedenden ötürü elektronun yükü protonunkiyle aynıdır: 1,6 x 1019 (10 üzeri 19).

2-Atom Altı Parçacıklar ve Mesafeler: Proton ve nötronlara çok daha yakından bakalım; bakışımızı 10 üzeri (-19) (1/1019)arasındaki atom altı yapılara yoğunlaştıralım, ne göreceğiz? İnanılmaz küçük bir alan olan Planck mesafesini bulmuş olacağız! Yani en önemli doğa sabitlerinden birini. Bu o kadar küçük bir âlemdir ki adeta bir evin büyüklüğünün bir atoma kıyaslanması gibidir. Bu kadar küçük bir alanda kütleler (ya da enerjiler), Planck mesafesi olan 10 üzeri (-33) cm boyutlarına indirildiği takdirde, yaklaşık 10 üzeri (-19)proton kütlesi olan 22 mikrogramlık Planck kütlesine eşdeğer olurlar.

3-İlk Yaratılıştaki Toplam Enerji: Üstelik Planck mesafesinde kütleler evrenin ilk somut yaratılmasıyla başlayan 10 üzeri (19) gev.’lik enerjiye sahiptir.

Yukarıda açıklamaya çalıştığım rakamsal değerler herhalde Müddessir suresine yakışan rakamsal ifadeleri bize verir. Buradaki rakamlar doğa sabitleridir. Sana bana ona göre değişmez, değiştirilemez.

Evrende canlı cansız tüm doğa olaylarını açıklamada kullanılacak bir değerdir yani adeta evrenin ‘üzerinde 19’ vardır.

Planck boyutları denen bu mesafeye ve zaman dilimine inmenin, aslında bize zamanın ve evrenin başlangıcı olan duruma döngümüzü gösterir. Uzay ve zamanın kendisi bile anlamsızlaşır.

Doğa hakkında şu anda bildiğimizi sandığımız her şey Planck ölçeğinde geçersiz olacaktır. Planck mesafesinden öteye gitmeyi denesek hiçbir şey çalışmaz… Planck –altı dünya nedir? Korkarız ki daha ileri gitmek imkânsız der fizikçiler. Stephen Hawking, bu bölgeyi köpük olarak tarif eder. Kütleler ya da enerjiler 10 üzeri (-19) proton kütlesini geçtiklerinde işte orada ‘büyük çöl’ vardır.

Kuantum fizikçisi Gerard Hooft bu alemi şöyle tarif yapıyor; Bu bölgede doğa sabitleri çok hassas bir şekilde ayarlanmıştır. Sanki birileri bir masanın üzerine bir kurşunkalemi ucunun üzerine öyle yerleştiriyor ki, kalem ancak 19 dakika sonra devriliyor. ‘Bunun nasıl başarıldığını anlamış değilim!’ demektedir.

Suredeki ayet, Kur’an’da “19” rakamına doğrudan atıfta bulunulan tek ayettir. Kur’an’daki ondokuz rakamının önemi anlaşılamamış ve gizli bir sır olarak kalmıştır. Tıpkı surenin adı gibi. (Müdessir: “Örtüsüne bürünen, gizlenen, saklanan, sır olan şey” demektir.)

Sonuç olarak Kurân’da “19” rakamına ayrı bir önem verildiği inkâr edilemez. Zaten Kurân’ın amacı da budur: İnanmak isteyenlere ihtiyaç duydukları delilleri vermek.

Reklamlar

Fikriniz varmış,malınız gibi paylaşınız...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s