Sürekli erkek arayışı içindeydim, çünkü…   26 Mayıs 2012 01:25

Nükhet: Ben 16 yaşında bir genç kızım. Benim annem ve babam ben ilkokul 5’e giderken ayrıldılar ve halen ayrılar. Bu benim buluğ çağını geçirdiğim döneme rastladı ve ben bunalıma girdim. Aynı zamanda sürekli erkek arayışı içindeydim. Daha sonra anladım ki benim erkeklerle yakınlık kurmamın nedeni babasızlığımdı. Babamı çok özlüyordum. Bir yandan da annemle anlaşamıyoruz. Onunla aramızdaki tüm bağlar koptu. Artık bir arada yaşayamayız. Bu durumdan nasıl kurtulabilirim?

Nükhetciğim

Babanla arandaki tüm bağları neden kopardın? Elbette ki baba ihtiyacı duyacaksın, bu çok doğal. Sanırım annenin etkisinde kalarak babandan koptun. Babanla ilişkilerini yeniden kurmalısın. Madem büyükler ayrı yaşamaya karar verdiler, baban da kendine yeni bir hayat kurdu bunu böyle kabullenmelisin. Ama sonuçta o senin babandır, onunla görüşmelisin. Annene gelince, belki sorunları vardır, sıkıntı içindedir, bu yüzden seni anlamıyor olabilir. Ona anlayış göstermelisin. Hem annen hem babanla yeni koşullarda ilişkini sürdürmelisin. Annene de haksızlık etme. İleride sen de anne olunca ona haksızlık ettiğini anlayacaksın…

Başkasını sevmeye çalışıyorum, olmuyor   25 Mayıs 2012 00:30

MİNE: Okşan abla, 18 yaşında bir genç kızım. 15 yaşındayken 6 yaş büyük biriyle çıktım. 2 yıl önce ayrıldım. Ama onu hâlâ seviyorum. Şu anda onu unutmak için başkasıyla çıkıyorum. Beni çok sevdiğine ve değer verdiğine inanıyorum, ama ona karşı neler hissettiğimi gerçekten bilemiyorum. Önceki sevgilimi unutabileceğimi sanmıyorum. Başkasını sevmeye çalışıyorum ama olmuyor. İşin kötü tarafı unutamadığım sevgilimle sonumuz olmayacağını bildiğim halde ondan kurtulamıyorum. Onu nasıl unutabilirim?

Mineciğim:

Kızım, 6 yaş büyük bir gençle arkadaşlık etmişsin. O olgun yaşta sayılabilecek bir erkek. O dönemde senin tazeliğinden, saflığından, çocuksu tavırlarından ve sevginden hoşlanmıştır. Ama belli ki seninle uzun süreli bir beraberlik istememiş. Zaten ayrılalı da iki yıl olmuş. Sana karşı sevgisi devam etseydi bu süre içerisinde arardı. ‘‘Onunla sonumuz olmaz’’ diyorsun. Demek ki bu beraberliğin olumsuz yönlerini görüyorsun. Belki de ona ulaşamamak, umutsuz olmak, onun senin gözündeki değerini arttırmıştır. Sonuçta madem seni gerçekten seven, değer veren, sevgisine inandığın bir genç var hayatında neden onu sevmeye çalışmıyorsun

 

Kendimi hiç güzel hissetmiyorum…   23 Mayıs 2012 00:01

FUNDA: Okşan abla, ben 13 yaşında, arkadaşlarımın güzel bulduğu bir kızım. Benim iki büyük sorunum var. Biri kendimi güzel hissetmiyorum. Ne zaman biri hoş olduğumu söylese kızarıp şaka yapmamasını söylüyorum. Kız arkadaşlarım da güzel olduğumu söylüyor, ama ben onlara inanmıyorum. Boyum 1.65 cm. ve 57 kiloyum. Öbür sorunum ise benim bir çocuktan hoşlanıyor olmam. Ama utangaç olduğum için yaklaşamıyorum. Arada bir bana bakıyor, ama ben hemen kızarıyorum.

Fundacığım:

Bu kendini güzel bulmama, çekingenlik, kızarmalar, aynı anda karşı cinse duyduğun çekilme, hep genç kızlığa uyanışın belirtileri. Yani kızım, 13 yaşındasın ve buluğ çağının bu çok doğal belirtilerini yaşıyorsun. Kendi kendini beğenmiyorsun, çünkü şu sırada vücudun tam gelişmiş durumda değil. Ne genç kıza benziyorsun ne de oğlan çocuğuna. Göğüslerin yeni gelişiyor, belin henüz tam incelmiş değil. Bacakların zayıf ve şekilsiz. Kendimi tam olarak hiçbir yere oturtamıyorsun. Kadınlık hormonu faaliyete geçtikçe de bütün bunlar olacak. Zaman içinde hepsi yerli yerine oturacak. Kendini aynada beğenmeye de başlayacaksın. Kendine güvenin de gelecek. Karşı cinsle yine çekilme hissedeceksin ama bu utanma ve sıkılmalar geçecek. Onlarla daha rahat konuşabilecek, arkadaş bir genç erkekle, sevgili arasında ayrım yapabileceksin. Ama bütün bunlar için biraz daha zamana ihtiyacın var.

Onu kaybetmekten korkuyorum!..   24 Mayıs 2012 00:31

Melek: 43 yaşına yeni girmiş bir kadınım. Eşim yakışıklı ve zengin bir işadamı. Bu yüzden onu kaybetmekten korkuyorum. Tabii bu arada menopoza da yaklaşmaya başlıyorum. Kadınlığım ve cinselliğim açısından olduğu kadar fiziksel açıdan da tedirginlik duyuyorum. Ne yapmalıyım?

Melekciğim:

Bugün artık bu 40 yaş korkusunu yaşamak, menopozdan çekinmek çok yersiz. Eskiden gerçekten 40 yaşını aşmaya başlayan kadına yaşlı gözüyle bakılırdı. Şimdi öyle değil. Bu yaşlar kadının en olgun ve çekici olduğu yaşlardır. Tüm coşkularına hakim olmuş zaaflarını yenebilmiş, daha deneyimli ve kendine güvenli, üstelik kendine neyin yakıştığını, neler yapıp neler yapamayacağının bilincinde olman güzel. Bugün 40 yaş korkusunu biraz da menopoz ya da yaş dönemi nedeniyle yaşayan kadınlar bu zor devreyi de, östrojen tedavisi sayesinde çok daha kolaylıkla ve kadınlığından hiçbir şey kaybetmeden yaşayabiliyorlar.

 

Bir gün yalnız kaldık ertesi gün başka biriydi!   18 Mayıs 2012 00:00

EDİZ: Bir yaş büyük bir hanımla üç ay gibi kısa bir beraberlik yaşadım. Benimle mutlu, huzurlu olduğunu söylüyordu. Bir günde her şey değişti. Yalnız kalabileceğimiz bir yere gittik. Ertesi gün aradığımda karşımda bambaşka biri vardı. Devamlı pahalı zevklerinden bahsediyor, zengin arkadaşlarıyla muhabbet ediyordu. Çok kibardır, kasten kabalık yapmaya başladı. Onu zorlamadım, kaybettiğimi anlayınca kahroldum. Sorduğumda ‘ten uyuşmazlığı’ gibi gerçek dışı şeyler söyledi. Defalarca onu sevdiğimi söyledim. O geçici olduğunu iddia ediyor. Arkadaş kalalım, dedi. Ben yapamayacağımı biliyorum. Hayatımı bağlamıştım, onu unutamıyorum.

Edizciğim:

Senin gerçekdışı diye nitelendirdiğin “Ten uyuşmazlığı’’ aslında hiç önemsiz konu değildir. Kadın ya da erkek olsun ilk beraber olduklarında beklenen uyumu gerçekleştiremeyebilirler. Bu ne erkeğin ne de kadının suçudur. Eğer çiftler ‘’Ten uyumu’’ içindeyseler, gerçek bir bütünleşme yaşarlar. Cinsel açıdan birbirlerini tamamlarlar. Sanırım sizde böyle olmamış. Ya da senin bir davranışın onu rahatsız etmiş. Belli ki, bu beraberliği daha fazla sürdürmek istemiyor. Üç ay çok kısa bir süre değil ki! Israr etmende yarar görmüyorum.

 

20 yıldır sevmediğim adamla evliyim   10 Mayıs 2012 00:16

NAZİFE: Okşan Hanım, 20 yıllık evli bir kadınım. Görücü usulüyle evlendim. Zamanla alışırım, bağlanırım, severim sandım. Sevmeye çok çalıştım inanın bana ama sevemedim… Sabretmekten başka yapacak bir şey yoktu. Evliliğimizin ikinci yılında şirin mi şirin bir kızımız oldu. Ardından bir kızımız daha doğdu. Psikolojik destek de gördüm, fakat tedavimi devam ettirmedim. Çünkü ilaçları alınca hareketlerim yavaşlıyor, ağlayamıyor, rahatlayamıyordum. Çocuklarımı babalarından koparmamak için birçok kez ayrılık kararımdan döndüm. Sizce alınacak en doğru karar nedir?

Nazifeciğim:

Kendimiz için değil, hep başkaları için yaşıyoruz. Koskoca bir ömür geçirmişsiniz, mutsuzluk içinde. 20 yılınızı harcamışsınız. Ama madem bu kadar huzursuzsunuz, artık lütfen kendiniz için yaşayın. Kendiniz için karar alın, kendinizi düşünerek ne yapacağınıza karar verin. Bundan sonraki hayatınızda mutlu olmaya çalışın.

Boşa gitsin…   12 Mayıs 2012 00:15

Günay: Sevgili Okşan Abla, 28 yaşındayım ve Almanya’da yaşıyorum. 4 sene önce Türkiye’de tanıştığım eşimle severek evlendik. Şimdi birlikte Almanya’da yaşıyoruz. Evliliğim başından beri iyi gitmedi. Ben çalışıyordum ve yeri geldiğinde evime ve eşimin ihtiyaçlarına yetişemediğim oluyordu; ondan hiç destek görmüyordum. Onunla bu konuda çok kez konuşmaya çalıştım ama bana hiçbir şekilde yardım edemeyeceğini söylüyordu. Bu sorunu kapatıp içime attım. Bunlar yetmezmiş gibi eşim kumar oynamaya başladı. Kendisi evliliğimizi kurtarmak için hiç çaba göstermiyor. Kimseye bir şey hissettirmemeye çalışıyorum içime ata ata yoruldum, kendimi bitkin ve çaresiz hissediyorum.

Günay:

Sevgili kızım, senin için çok üzgünüm, ancak gerçek düşüncelerimi söylersem, sakın bana kızma. Bu adam seninle sırf Almanya’ya gelip, orada yaşamak ve senin sırtından geçinmek için evlenmiş bana kalırsa. Sen ona gerçek bir sevgiyle bağlandığın için, bunu baştan beri görememişsin sevgini de kaybetmişsin, bir an önce bu asalak adamdan kurtul..

 

Lezbiyen miyim?   13 Mayıs 2012 00:41

LERZAN: Okşan Abla, ben 21 yaşında bir üniversite öğrencisiyim. 6-7 ay öncesine kadar bir erkek arkadaşım vardı, onu çok da seviyordum. Ama birden artık onu sevmediğimi hissettim. Önceden onu uzakta görsem kalbim küt küt atardı. Sonra birden onu öperken hiçbir heyecan hissetmedim. Ara ara aklıma, “Acaba ben lezbiyen miyim” gibi düşünceler gelmeye başladı. Çünkü gözüm hep güzel kadınlara kayıyordu ve kendimi kötü hissediyordum, neden böyleyim diye. Acaba gerçekten öyleyim de kabullenmek mi istemiyorum; diye düşünmeye başlıyorum. Ne olur bana “Senin bir şeyin yok” deyin. “Lezbiyen değilsin” deyin.

Lerzancığım:

Sevgili kızım, gerçekten sen istiyorsun diye söylemiyorum, ama 21 yaşındasın ve bugüne kadar hemcinsinle herhangi bir cinsel deneyimin olmadığına göre, bu senin bir takıntın olabilir. Çocukluğunda yaşamış olduğun o masumane öpücükten kaynaklanan bir kuşkudan doğmuş olabilir. Ama senin lezbiyen olduğunu sanmıyorum..

Reklamlar

Fikriniz varmış,malınız gibi paylaşınız...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s