Açıklanamayan gizemli olaylar-2

FOTOBAKIŞ Fotobakış
 

Harçsız taş set- Peru’nun Cusco bölgesindeki bir İnka kalesinin

etrafını 360 metre boyunca zikzak yaparak saran 9 metrelik

setlerin yapımında, tanesi 300 tona varan kireçtaşı blokları kullanılmış.

Ancak hiç harç kullanılmamasına rağmen bu kayalar, arasına

bıçak bile sokulamayacak kadar mükemmel yerleştirilmiş.

———————————————————————————-

 

 

Antik çağ bilgisayarı- 1900 yılında Girit açıklarındaki bir batıkta araştırma

yapan bilim adamları ilginç bir cisme rastladı. Tahta bir muhafazanın

içine yerleştirilmiş bir dizi bronz dişliden oluşan bu garip nesnenin kasası,

yüzeye çıkarıldığı anda dağıldı ve cihazın içindeki karmaşık yapı ortaya çıktı.

Yapılan çalışmaların ardından, bu aygıtın Ay, Güneş ve diğer gezegenlerin

konumlarını hesaplamak ve istendiği anda bunların pozisyonlarına

yönelik tahminlerde bulunmak için geliştirildiği anlaşıldı.

————————————————————————-

 

 

Geleceği gören harita- Coğrafya ve harita uzmanı ünlü Türk denizci

Piri Reis’in 1513′te çizdiği Afrika, Amerika ve Güney Kutbu’nu gösteren

harita, ortaya çıkarıldığı 1929 yılında ortalığı karıştırdı. Çünkü Güney

Kutbu’nun keşfi, haritanın çizilmesinden çok sonra, yani 1818′de

gerçekleşmişti. Dahası, Piri Reis’in haritası, kıtanın buz altında kalmış

sahil kesimlerini de gösteriyordu. Ancak kıta üzerindeki buzlar,

haritanın çizilmesinden tam 6 bin yıl önce erimişti.

————————————————————————

 

 

1000 yılda yapılan kent- Pasifik Okyanusu’ndaki Mikronezya

adası yakınlarına kurulu antik Nan Madol kentinin inşası,

M.Ö 200′de başladı ve 1000 yıl sürdü. 250 milyon tonluk

dev bazalt bloklar kullanılarak yapılan bu kent, 100 yapay

adayı kanallarla birbirine bağlıyor. Bu kadar bazaltın

bölgeye nasıl getirildiği ise hala sır.

———————————————————————————–

 

 

METAL KÜRELERİN SIRRI- Bu metal kürecikler Güney Afrika,

Klerksdorp’tan. Birinin üzerinde kürenin çevresini dolaşacak

şekilde birbirine paralel 3 çizgi oyulmuştur. Bu küreler Cambrian

devri öncesine ait pek çok mineral arasında bulunmuştur

(2,8 milyar yıl öncesi). Bu kürelerden bazıları 6 milimetre kalınlığında,

ince bir kabuğa sahiptirler. Bu ince kabuk kırıldığı zaman kürenin içinden

süngerimsi garip bir şey çıkıyor.Bu süngerimsi şey havayla temas edince

parçalanıp toz haline geliyor. Bu kürelerin ne oldukları ,ne amaçla

yapıldıkları bilinmiyor. Üstelik 2,8 milyar yaşındalar.

İnsanın inanası gelmiyor ancak bilimsel veriler .

—————————————————————————-

 

Çığlık tablosunun mumya versiyonu- Güney Amerika’da Amazon bölgesinde

mezar ve tapınak olarak kullanılan gizli bir yeraltı mağarasında bulunan 600 yıl

öncesine ait bir düzine mumya, bilim dünyasında büyük heyecan oluşturdu.

Bir kadın mumyasının Norveçli ressam Edvard Munch’un ünlü

“Çığlık” tablosunuçağrıştıran biçimde, korku ve dehşetten

ellerini yüzüne kapatmış olarak bulunması, büyük ilgi çekti.

—————————————————————-

 

 

Yeraltından gelen korkunç sesler- Rusya’da birkaç bilim adamı

yeraltı tabakalarındaki kırılmaların sesini kaydetmek için 14.4 kilometre

kuyu kazıyorlar ve bu dinleme cihazlarını yerleştiriyorlar.İlkinde cok

zayıf frekansta insan sesini duyuyorlar ama böyle bir şeyin mümkün

olmayacağını düşündüklerinden ilk etapta bu yerleştirdikleri

cihazdan gelen sesler olabileceği kanaatine varıyorlar.Daha

sonra daha yüksek frekanstaki sesleri algılayabilecek cihazı

yerleştirdiklerinde hayrete düşüyorlar çünkü yerin dibinden

milyonlarca insanın çığlık seslerini duyuyorlar. Çogu bilim adamı işini bırakıyor.

——————————————————————————-

 

 

NASANIN ÇÖZEMEDİĞİ RESİM- Yukarıdaki fotoğraf Amerikan

Uzay Araştırma Merkezinden (NASA) alınmıştır.Fotoğraf

Amerikan Uzay Araştırma Merkezinin en son teknolojiyle yaptığı

teleskoplarla samanyolu gezegeninden sonra evrende elde

ettiği en son görüntüdür.Bu fotografa NASA yetkilileri bir açıklama getirememiştir.

————————————————————————————

 

 

10 BİN YILLIK PİRAMİT- Japonya ‘nın Yonaguni adasının yakınında ,

denizin 23 metre altında insan yapısı olduğu apaçık belli olan piramitler

bulunmaktadır. 183 metre genişliğinde ve 27 metre yüksekliğindeki

bu piramitler yaklaşık , 8000 – 10.000 yıllıktırlar

—————————————————————————–

 

KRİSTALLE KAPLI KAYA- Bu kaya parçasının üzeri doğal

kristallerle kaplanmıştır.içinde bir boşluk bulunmuştur.

Bu boşlukta, malzemesini metal ve porselenin oluşturduğu

garip bir cisim bulunmuştur. Resim A : Kaya parçasının iki

parçaya bölünmüş hali. Resim B : Taşın her iki yarısının

iç kısmını görüyoruz. Resim C : Radiography tekniğiyle

içindeki cismin resmi çekiliyor. Cisim o kadar eski olmasına

rağmen metal bir yapıdadır. Bu cismin üzerinde meydana

gelen ve onu kaplayan kristal oluşumlu kabuğun oluşabilmesi

için 500.000 yıl (beş yüz bin yıl) geçmesi gerekiyor !

Resim D : Yan taraftan çekilen radiography resminde metal

cismi daha ayrıntılı bir şekilde görüyoruz. Sonuç olarak bu

garip cisim 500.000 yıl yaşındadır. Günümüzde bir şeye

ait bir parça olsaydı ,çoktan ne olduğu tespit edilirdi.

————————————————————————————————–

 

 

HİYEROGLİFLERİN SIRRI Mısır ‘daki Abydos tapınağındaki hiyerogliflerde ,

helikopteri ,tankı, kargo uçağını ve planörü çağrıştıran şekiller vardır.

Bu hiyeroglifler başka hiyerogliflerin altına gizlenmişlerdi. İlk tabaka

hiyerogliflerin yerinden kopup düşmesiyle bu esrarengiz şekiller gün yüzüne çıkmıştır

—————————————————————————-

 

 

Polonya’daki koca ayak -Polonya’da Piotr Kowalsk isimli turist

Tatra dağında “Kocaayak” diye bilinen efsanevi canlıyı görüntülediğini

iddia etti. Dağda gezintiye çıktığı sırada kayalıkların arkasında insana

benzer bir yaratık gördüğünü söyleyen turist, hemen bir fotoğraf çekti.

——————————————————————

 

 

 

Borneo’da dev yılan-31 Ocak 2009 günü saat 5.30 sularında

çekilen fotoğraflarda devasa bir yılan görülmektedir. Hatta Kuala

Lumpur’un itibarlı gazetesi The New Straits Time ve İngiliz Daily

Mail okurlarına resimler hakkında görüşlerini açıklamaları için bölümler açtılar.
Okurlardan büyük bir kısmı fotoğrafları photoshop hilesi olarak

yorumlarken, bir kısmı bunların gerçek fotoğraflar olduğu sonucuna vardılar.

—————————————————————————

 

 

Meksikalı çiftçinin bulduğu uzaylı bebek-Alman gazetesi Bild, 2007

yılının mayıs ayında Meksika’da bir çiftçinin bulduğu küçük bir uzaylı

fotoğrafını yayınlamıştı. Bu ilginç yaratığı bulan köylünün ise

korkudan onu hemen bir kuyuda boğduğu söylenmişti.
Olay yaratan ilginç yaratık gerçekten uzaylı mı yoksa cinayetin

üstünü örtmek için uydurulmuş bir kılıf mı hala bilinmiyor.
Yapılan DNA testlerinde yaratığın kemiklerinin insan eklemlerine

benzediği, iskelet sisteminin kertenkeleye benzediği ve yaratığın

insanlardaki gibi diş benzeri organlara sahip olmadığı anlaşıldı.

———————————————————————————–

 

8 Asırdır Çürümeyen Ceset-12. yüzyıl başlarında Kastamonu

Kalesi’nin fethi sırasında şehid olan Aşıklı Sultan için yapılan

türbedeki çürümemiş beden görenleri şaşkına çeviriyor.

Halk dilinde ‘Ayağı Yanık Sultan’ olarak bilinen türbede

çürümemiş bedeninin ayak kısmı camekan içinde teşhir ediliyor.

——————————————————————–

 

 

Yukarıda Alban Dağına kazınmış pervaneli bir uçağı

hatırlatan eski devirlere ait bir resim görüyorsunuz.

Olmek topluluğunun inanılmaz ve çözümlenemeyen

örneklerinden birisidir.

————————————————————-

HAREKET EDEN TAŞLAR: ABD’nin Kaliforniya ile Nevada

eyaletlerinin sınırında bulunan Death Valley (Ölüm Vadisi),

“hareket eden taşları” ile yıllardan beri bilim adamlarını çekiyor.

Günlerce gözlemlenen taşların yer değiştirmesi ise tüm

araştırmalara rağmen açıklanamıyor.Bir teze göre, rüzgar,

taşların kum üzerinde kaymalarını sağlıyor. Ancak yüzlerce

kiloluk taşları hareket ettirecek kadar şiddetli rüzgarlar

kaydedilmiyor. Ayrıca aynı noktadan hareket etmeye başlayan

taşların nasıl olup da farklı yönlere yöneldiklerini kimse açıklayamıyor.

———————————————————————–

 

 

KARA GÜNEŞ: Danimarka’da her ilkbaharda, gün

batımına yaklaşık yarım saat kala, milyonlarca kuş

biraraya gelip, gökyüzünde inanılmaz şekiller oluşturarak

uçuyor.Mart ayından Nisan’ın ortalarına kadar, her akşam

gün batımına yarım saat kala biraraya gelen bu milyonlarca

kuşun neden böyle davrandığını bilim adamları

tam olarak açıklayamıyor.

————————————————————————————

 

 

DİNMEYEN FIRTINA: Diğer adıyla ‘Catatumbo şimşekleri’

dünyada eşi benzeri olmayan bir doğa olayı.Venezuela’da

Catatumbo Nehri ile Marakaibo Gölü’nün buluştuğu yer üzerinde

oluşan bulutların çarpışması sonucu şimşek fırtınası meydana geliyor.

5 kilometre yüksekte oluşan yüksek voltaj nedeniyle yılda

140-160 gece boyunca, her gece 10 saat süreyle şimsekler

çakıyor.Şimşekler bazen saatte 280 kez tekrarlanıyor. Bölgede,

Şiddeti 400 bin amper olmak üzere yılda ortalama 1 milyon

176 bin elektik boşalma meydana geliyor. Bu nedenle bölge

dünyada ozon oluşturan tek yer olarak geçiyor. İnanılmaz

‘şimşek fırtınası’ ise 400 kilometre mesafeden izlenebiliyor.

Gemiler bile yön tayin etmekte şimşekleri kullanıyor.

———————————————————————————

 

YANAN GÖKKUŞAĞI: Dünyanın her yerinde zaman

zaman gökkuşağı oluşuyor. Ama ABD’nin Idaho

Eyaleti’nde (Washington eyalet sınırında) oluşan

gökkuşakları bir başka.Görenleri hem şaşrıtan hem de

büyüleyen cinsten. Çünkü bu gökkuşakları bildiğimiz

gökkuşaklarından çok farklı. Dağılmış gibi görünen ve

bir alevi andıran gökkuşağını inceleyen bilim adamlar

ı burada meydana gelen fenomeni şöyle açıklıyorlar:

Güneş ufuktan 58 derece tepede olduğu sırada,

yüksek seviyede cirus tipi bulutlar oluştuğunda ve

de bu bulutlar heksagonal (altıgen) su kritallerinden

oluştuğunda, güneş ışınları bu bulutlardan

geçerken gökkuşağı renkleri oluşuyor.

——————————————————————————–

 

 

KIZIL YAĞMURLAR: 2001 yılında, 25 Temmuz’dan, 23 Eylül’e

kadar Hindistan’ın Kerala bölgesine yağan her yağmur kızıl

renkte oldu. Bölge halkının geleneksel olarak giydiği beyaz

renkteki elbiselerde ise yağmur kan kırmızısına yakın bir kırmızıya

dönüştü. Hindistan Hükümeti olaya el koyu ve ‘kızıl yağmurun’

nedeni araştırıldı.Tahminlere göre Hint Okyanusu’nda oluşan

mikroskopik kızıl yosunlar buna neden oldu. Ancak 2006 yılında

olayla ilgili araştımalarını sürdüren Mahatma Gandhi Universitesi’nden

2 bilim adamı Godfrey Louis ve Santhosh Kumar, aslında dünya

dışı hücrelerin atmosferde yarattığı izotopik reaksiyornların bu

yağmurları kızıla boyadığını söyleyince bu garip olay yeniden gündeme geldi.

—————————————————————————————-

 

 

MAMMATUS BULUTLARI: Meteorolojide mammatokumulus

bulutları olarak da geçiyor. Bulutların altında sarkıtların oluşması

son derece ilginç görünüyor.Çok geniş alanları kaplayabilen

bu tip bulutlar hareketsiz gibi görünse de ekstrem bir hava

durumunun işareti sayılıyor. Ancak bilim, oluşmaları için

gerekli faktörleri hala tam olarak belirleyemedi.

————————————————————————————

 

 

PENİTENTES: Bazı dağ tepelerinde görülebiliyor. Güneş

ışınlarının buzullara yansıması sonucunda oluştukları

belirtiliyor.Beyaz sivri başlıklar takmış, kortej halinde yürüyen

rahibelerin uzaktan görüntüsünü andırdığından “penitenes”

adı verilen bu garip doğal oluşumun neden sadece

bazı yerlerde meydana geldiği bilinmiyor.

———————————————————————-

 

 

SÜPER HÜCRELER: Genellikle izole ama çok şiddetli

fırtınalar doğururlar ve saatlerce sürebilir. Ayrıca bazıları

ikiye bölünüp, iki ayrı yöne hareket edebilirler. Bazen

hortumlara dönüşebilir. Genellikle çok büyük miktarda

dolu ve yağmur bırakırlar. Bu süper

-hücreler en büyük dolu taşlarını taşırlar.

———————————————————————————

 

ŞEYTAN ATEŞİ: Ya da ateş hortumları. Birkaç metre

yüksekliğe kadar ulaşabilen alevlerden oluşan bir hortum.

Birkaç dakika sürüyor.Bilim adamlarına göre sıcak hava akımları

sonucunda oluşuyor ancak hangi faktörlerin biraraya gelmesinin

sonucunda oluştuğu kesin olarak bilinmiyor. Daha çok

çalılıklarda çıkan yangınlarda meydana geliyor ama çok ender görülüyor.

———————————————————————————–

 

 

BUZ HALKALARI: Sibirya gibi çok soğuk bölgelerde ortaya çıkıyor.

Bazen debisi çok düşük akar sularda da meydana geliyor.Bilim adamları,

tam olarak hangi şartlarda oluştuklarını araştırıyor.

——————————————————————————————-

 

 

MAVİ GÜNEŞ: Mısır’ın başkenti Kahire yakınlarındaki piramitlerin

güvenlik kameraları, 14 Aralık 2006′da saat 16.47′ten başlayan

garip bir olayı kaydetti. Güneşin rengi, yaklaşık 15 dakika boyunca

maviye döndü. Görüntüler daha sonra bir grup fizikçi

tarafından incelendi. “Mavi güneş olayı” ile ilgili hazırladıkları

raporda şu ifadeler yer aldı: “Güvenlik kamerası tarafından

kaydedilen ve ilk kez belgelenmiş olan ‘mavi güneş olayı’,

bugüne kadar sadece 5 kez yaşanmıştır. En son ‘mavi güneş

olayı’ 1950′de İskoçya’nın Edinburg kentinde meydana geldi.”

Ancak bilim adamları yazılı raporlarında, olaya neden olan

etkenlere yer vermediler. Bugün de süren araştırmalarla ilgili

bazı bilim adamları “mavi güneş olayının” havadaki kirliliğe

bağlı olduğunu savunuyor. Ancak bir başka grup bilim adamı,

da bu tezi “1950′lerde bu denli bir hava kirliliği yoktu.

Aynı oranda kirlilik yoksa, olay nasıl aynı şekilde

gerçekleşebilir?” diyerek tartışmayı sürdürüyor.

Reklamlar

Fikriniz varmış,malınız gibi paylaşınız...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s