AlBERT EINSTEIN diyor ki Hayatınızı yaşamanızın yalnızca iki yolu vardır: Birincisi sanki hiçbir şey mucize değilmiş gibi yaşamak. Diğeri ise, sanki her şey mucizeymiş gibi yaşamak. Ben ikincisine inanıyorum. (spiritsite.com/writing/kattar/part6.shtml)

Quantum fiziğini dinleyip de hayret etmeyen hiçbirşey anlamamış demektir. BU YAZIYI DAHA İYİ ANLAMAK İÇİN INCEPTION VE MATRIX filmlerini kesinlikle izleyin. Bunu izlemeden ölmeyin 🙂 http://www.youtube.com/watch?v=2JeTmFEKCT4

“Madde her ne ise, maddeden yapılmamıştır.” Peter Russell, The Primacy of Consciousness

.. bizim yaşadığımız gezegendeki hayatın, evrenin ne kadar boş olduğunu düşündüğümüzde, bir sürpriz olduğunu anlayabiliriz. Aslında, evrenin %99’dan fazlası hiçbir şeydir! Evrenin endişe verici bir hızla genişlemekte olduğunu dikkate alırsak, daha önce hiç olmadığı kadar çok hiçlik meydana gelecektir! Buna bu şekilde bakmak bizde hayranlık uyandırıcı bir saygı oluştururken, atom altı parçacıkların mikrodünyasını dikkate aldığımızda, durum daha da fenalaşır. Deyim yerindeyse, hiçbir şey yoktur.
(Fred Alan Wolf, The Spiritual Universe “One Physicist’s Vision of Spirit, Soul, Matter and Self”, Moment Point Press, 1999, s. 99)

Bir gözlemcinin kuantum fiziği bakış açısından ne yaptığını biliyoruz. Fakat kimin ya da neyin gerçekten gözlemci olduğunu bilmiyoruz. Bu demek değil ki bir cevap bulmaya çalışmadık. İnceledik. Kafanızın içine girdik. Her yere baktık gözlemci denen bir şey bulmak için. Kimse yoktu. Beyinde kimse yoktu. Beynin kabuksal (kortikal) bölgelerinde kimse yoktu. Alt kabuksal (kortikal) bölgelerde ya da kenar bölgelerde de kimse yoktu. Gözlemci denecek kimse yoktu. Ama yine de dış dünyayı gözlemlerken bizler, gözlemci denen şeyin varlığının deneyimlerine sahibiz (What the Bleep Do We Know?, Belgesel film, yönetmen: William Arntz, Betsy Chasse)

Bildiğimiz her şeyin, “dışarıda” olarak algıladığımız tüm maddesel dünyanın, bu hadisenin bir parçası, bilinçte oluşturulan bir görüntü olduğunu anladığımızda, gerçeğin, bizim günlük görüntümüzün tamamen tersi olduğunu anlarız. Bildiğimiz kadarıyla madde, bilincin ürettiği bir şeydir… Bu nedenle gerçekliğin doğası, bilinçtir. Mekan, zaman, madde, enerji –bizim duyularımızla oluşan katı dünya– bilincin içinde oluşmaktadır. Bu olağan dışı dünyanın temeli, madde değil, bilinçtir. Peter Russell, The Spirit of Now, http://www.peterussell.com/Reality/realityart.html

-Hepimiz günlük hayatta bir sürü sıkıntılala uğraşıyosunuz halbuki onlar Beyninizde 1cm^3 lük bir alanda yaratılan görüntüler. Yani Bu ekran aslında sizin uzağınızda değil. Herkes algılarıla muhatap. Kimse dışardaki sevgilisine dokunamaz onu göremez hissedemez. Yani maddeler katı değildir. Onların katı olduğuna dair bir yanılsamamız var. Senin dışarda var dediğin arkadaşların %99,999999999999 dan fazlası hiçbirşeydir. bu boşluktan dolayı gerçekten birisini görüyor olsaydık onun saydam olması lazımdı.

EĞER İÇİMDEKİ BOŞLUĞU ÇIKARSAYDIM BENDEN GERİYE BİR TUZ TANESİ KALIRIDI. BUNU TÜM İNSANLARA UYGULASAYDIK O ZAMAN HERKESİ BİR ELMANIN İÇİNE SIĞDIRABİLİRDİK 🙂

Atomlar nötronlar moleküller hepsi quantum mekaniğine göre hareket eder.Yani siz bakmadığınızda sadece olasılık potansiyeli vardır.Baktığınızda deneyim parçacıkları. Bakmadığınızda dalgadır.Baktığınızda parçacık.
Sİz bakmazken ay ordamıdır.bunu bilmek için kafanızı kaldırıp aya bakmanız gerekir.Fakat bu da bir gözlem gerektirir. siz bakmaken orda ay falan yoktur.Fakat baktığınızda dalga fonksiyonu çöker ve ay oluşur..

Siz evde değilken sevgilim nerde diye sormak çok saçmadır.Bütün şehire yayılmış bir sevgili nerede diye sormakla 5 rakamının medeni hali nedir diye sormak aynı şeydir.Yani böyle bir soruyla karşılaştığınızda yanıtı bilmedğiniz anlamına gelmiyor.5 rakamının medeni halini bilemezsin.Aslında bilirsiniz evli falan değildir ama bunu sormak bile uygunsuzdur.Çünkü ortada bir gerçek vardır.5 rakamının medeni hali olmaz.Ona bu açıdan bakamazsınız.Bu açıdan dalga fonksiyonu şehre eşdeğer yayılan bir sevgilininsorgulanabilecek bir durumu yoktur.Buna ölçme problemi denir.

Gözlediğinizde birşey olur.Gözlemediğinizde hiçbirşey olmaz

Fiziksek dünya ile ilgili 2 tür yasa vardır. Biri siz bakarken diğeri bakmazken. Sözün özü insan bu dünya metafizik olarak yaratılmıştır. ve sadece algılarımızla muhatapız.Gerçekten bir masaya dokunsaydın o anda tuzla buz olur( masayla reaksiyona girerdik)

Burda gözlemciden kasıt Ruhtur.Bu da maddeyle alakası olmayan bir kavramdır. Sözün özü sizin madde dediğiniz herşey aslında her an yoktan Ruhunuzda var edilmektedir.,

Göze ihtiyaç duymadan görebilen, kulağa ihtiyaç duymadan duyabilen, beyne ihtiyaç duymadan düşünebilen, insanın “ruhudur”. (What the Bleep Do We Know?, Belgesel film, yönetmen: William Arntz, Betsy Chasse)

Reklamlar

Fikriniz varmış,malınız gibi paylaşınız...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s